Sosyal Güvenlik Şemsiyeniz...

Biz Kimiz ?

Şirketimiz Türkiye’nin kurumsal yapıdaki sosyal güvenlik danışmanlık şirketi olup, sosyal güvenlik ve iş hukuku mevzuatına ihtiyacı olan şirketlere hizmet sunmak ve sürekli geliştirme hedefinde olan KD Sosyal Güvenlik ve Kurumsal Danışmanlık Hizmetleri A.Ş sorumluluk taşıyan vizyoner ruhuyla 2016 yılında Mehmet Ali DİŞLİ tarafından kurulmuştur. Şirketimizin uzmanlık alanı İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanlığı, Asgari İşçilik Danışmanlığı gibi konulardır. Bu bağlamda firmamız, çeşitli inşaat firmalarına sosyal güvenlik mevzuatında hizmet vermiş olup, yeni bir oluşumla SGK’nın çıkarmış olduğu teşvik kanununu istihdam sağlayan firmalara uyarlama alanlarında çalışmalarına devam etmektedir. KD Sosyal Güvenlik ve Kurumsal Danışmanlık Hizmetleri A.Ş olarak yeni bir oluşum içerisinde kazanılan tecrübe, bilgi birikimi, geçmiş tecrübe ve deneyimlerimizden yararlanarak tüm ekip olarak bildiğimiz işi yapma arzusu içinde ;

İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanlığı

Denetim Hizmetleri

Genel Teşvik Kanunlarıyla İlgili Danışmanlık


Yurt İçi ve Yurt Dışı Emeklilik Danışmanlığı

Asgari İşçilik Danışmanlığı

Yabancı Uyruklu Çalışma İzni Danışmanlığı

konularında hizmet vermeyi ve alanında en iyisi olmayı hedef benimsemiş bulunmaktayız.

KD Sosyal Güvenlik ve Kurumsal Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. Ailesi...

www.kddanismanlik.com

Hizmetlerimiz

İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanlık Hizmetleri

- Şirket tarafından iş hukuku, sosyal güvenlik mevzuatı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) uygulamaları konularında yazılı veya sözlü olarak talep edilen danışmanlık hizmetine ilişkin görüşlerini yazılı veya sözlü olarak en kısa zamanda iletilmesi - Şirketin hazırlayacağı İş hukuku ve Sosyal Güvenlik konuları ile ilgili metinlerin incelenerek katkıda bulunulması. - Şirket tarafından yazılı veya sözlü olarak talep edilen danışmanlık hizmetine ilişkin görüşlerini yazılı veya sözlü olarak en kısa zamanda iletilmesi. - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumunca gerçekleştirilecek müfettiş incelemesi ve denetimlerde (teftiş) ortaya çıkabilecek yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesinin organizasyonunda işverene danışmanlık yapılması. - İş hukuku ve sosyal güvenlikle ilgili yasal süreçlerde şirket avukatlarına destek verilmesi, konuya ilişkin görüşlerin bildirilmesi. - İşçi - işveren uyuşmazlıklarında teknik yardımda bulunmak, iş mevzuatı uyarınca işverenin dikkat etmesi gereken hususları yazılı ve sözlü olarak bildirmek ve şirket tarafından talep edilmesi halinde yazışmaların ve tutanakların hazırlanması. - Şirketin taahhüdü altında bulunan projelerde asgari işçilik hesaplamalarına ilişkin görüş ve önerilerde bulunulması, asgari işçilik incelemelerinin yapılması ve yürütülmesi, SGK’dan ilişiksizlik belgelerinin alınması. - İş Sözleşmelerinin ve Özlük Dosyalarının Mevzuata Uygun Olarak Hazırlanması ve Denetlenmesi. - İş Kazalarından Meydana Gelebilecek Sorunların Çözümü Konusunda Danışmanlık. - Sosyal Güvenlik ve İş mevzuatı Kapsamındaki Uyuşmazlıkların Çözümü. - İşveren ve İşçi Arasında Meydana Gelecek Uyuşmazlıkların Barışçı Yoldan Çözümü, - Toplu İşten Çıkarmalarda Danışmanlık,

Denetim Hizmetleri

- 5510 sayılı Yasa Ve İlgili Mevzuata Uygunluk Denetlemeleri Ve Raporlama, - 4857 sayılı Yasa Ve İlgili Mevzuata Uygunluk Denetlemeleri Ve Raporlama, - İşyeri kayıtları, özlük dosyaları ve şirket tarafından kullanılan yönetmelik, prosedür, sözleşme, belge ve diğer formlarla ilgili olarak iş hukuku ve sosyal güvenlik mevzuatı çerçevesinde (İş Müfettişleri ve SGK Müfettişleri tarafından yapılacak genel denetim benzeri) şirketlerin genel denetiminin yapılması suretiyle şirketin mevzuata aykırılıklardan kaynaklanabilecek risklerinin, personelden kaynaklanan mali yüklerinin ve mevcut durumunun ortaya konulmasına ilişkin genel bir denetim raporu hazırlanması, - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumunca gerçekleştirilecek müfettiş incelemesi ve denetimlerde (teftiş) yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesinin organizasyonunda işverene danışmanlık yapılması, - İşyerinde personel ve İnsan kaynakları sisteminin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile SGK uygulamaları açısından düzenli ve sürekli denetlenebilir nitelikte olmasının sağlanması.

Yabancı Uyruklu Çalışma İzni

4817 Sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkındaki Kanun’la birlikte dağınık ve karmaşık yasal düzenlemelere son verilerek, yabancı uyrukluların çalışmalarına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. "Yabancı uzman personel" ve "yabancı sanatçılara" Turizm Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı''nın görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı''nca verilecek izinler için yapılacak başvurular, Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği''nde belirtilen usule göre yapılmaktadır. İkamet izni A,B,C grubu ülke vatandaşlarının Türkiye''ye geliş amaçlarına, ikamet izin çeşidine, önceki kayıtlarına göre yapılan değerlendirilmeye göre verilmektedir. KD Danışmanlık çalışma amaçlı ikamet izinleri alımı, sürelerinin izlenmesi, çalışmaya bağlı ikamet iznine dönüştürülmesi, zamanında bildirimlerin yapılması konularında danışmanlık yapmaktadır.

SGK’nın Uygulamış Olduğu Genel Teşvikler

5510 Sayılı Kanun Teşviği

26.05.2008 tarih ve 26887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 24’üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 81'inci maddesinin birinci fıkrasına (ı) bendi eklenmiş, böylece özel sektör işverenlerinin ödeyecekleri malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası priminden (Sosyal Güvenlik Kurumu’na herhangi bir prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin herhangi bir gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması kaydıyla) işverene ait olan kısımdan beş puanlık indirim sağlanmıştır. Bu indirime isabet eden kısım Hazinece karşılanacaktır. Konuya ilişkin düzenlemelere Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın 13.11.2008 tarihli 2008-93 sayılı Genelgesi ile açıklık getirmiş olup, sağlanan bu destek unsuru ile ilgili başlıca hususlar aşağıda verilmiştir. 1) Kapsama Giren İşverenler : Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranının işverene ait kısmından yapılacak olan beş puanlık indirimden “özel sektör işverenleri” yararlanabilecek, resmi nitelikteki işyerlerinin söz konusu prim indiriminden yararlanması mümkün olmayacaktır. 2) Kapsama Giren Sigortalılar : Yasal düzenleme ile yapılması öngörülen beş puanlık indirimden işverenler 5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırdıkları sigortalılar için (4a) yararlanabileceklerdir. Buna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yurt dışında çalışan sigortalılar, aday çırak, çırak ve öğrenciler, harp malulleri ile 3713 ve 2330 sayılı Kanunlara göre vazife malulluğu aylığı alanlardan yalnızca kısa vadeli sigorta kollarına tabi olanlar, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklulardan, Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerlerden dolayı ise (bunların uzun vadeli sigorta kollarına tabi bulunmamaları nedeniyle) işverenlerin beş puanlık indirimden yararlanması mümkün değildir. 3) Beş Puanlık Kısmın Hazineden Karşılanabilmesi için Gerekli Olan Şartlar a) İşverenin Kuruma Borcunun Bulunmaması : Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin (Uzun Vadeli Sigorta Kolları Primi) işveren hissesinin beş puanlık kısmının Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin Kuruma vadesi geçmiş sigorta primi, işsizlik primi, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme zammı ve gecikme cezası borcunun bulunmaması gerekmektedir. İşverenin vadesi geçmiş borcunun bulunup bulunmadığı her işyeri bazında ayrı ayrı değerlendirilecektir. Uygulama işverenin Türkiye genelindeki tüm işyerleri bazında değil, sigorta prim indiriminden yararlanacak her işyeri için ayrı ayrı yapılacaktır. Buna göre örneğin (A) işvereninin Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nde işlem gören dosyasında vadesi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme zammı ve gecikme cezası var ise bu dosya için beş puanlık indirimden yararlanamayacak, ancak İstanbul Fatih Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü’nde işlem gören dosyasında böyle bir borcu yok ise bu dosya için beş puanlık indirimden yararlanabilecektir. Bunun yanında işveren vadesi geçmiş borçlarını ödediğinde, Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nde işlem gören dosyası için de yasal verilme süresi sona ermemiş ilk aylık prim ve hizmet belgesinden başlayarak beş puanlık indirimden yararlanma hakkına sahip olacaktır. b) Kuruma Olan Prim Borçlarını Taksitlendirmiş/Yapılandırmış Olan İşverenler : Kuruma olan ve yukarıda sayılan borçlarını 6183 sayılı Kanun, 5458 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanunun geçici 24’üncü maddesi kapsamında yapılandırmış/taksitlendirmiş olan işverenlerin yapılandırma/tecil ve taksitlendirme işlemlerinin devam ediyor olması kaydıyla beş puanlık indirimden yararlandırılması öngörülmüştür. c) Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin Yasal Süresi İçinde Verilmesi : İndirimden yararlanmak isteyen özel sektör işverenlerinin aylık prim ve hizmet belgelerini 5510 sayılı Kanun türünü seçmek suretiyle yasal süresi içinde Kuruma göndermesi gerekmektedir. Yasal süresi içinde verilmeyen aylık prim ve hizmet belgeleri için beş puanlık indirimden yararlanmak mümkün olmayacaktır. Aylık prim ve hizmet belgesinin 5510 sayılı Kanun türü seçilerek Kuruma gönderilmesi sırasında Kurumun veri tabanından işverenin yukarıda sayılan borçlarının bulunup bulunmadığı sorgulanacak ve yalnızca borcu bulunmayan işverenler için 5510 sayılı Kanun türü seçilebilecektir. Buna göre, aylık prim ve hizmet belgelerinin en geç ilişkin olduğu ayı takip eden ayın 23’üne kadar Kuruma gönderilmesi gerekmektedir. d) Prim Borçlarının Yasal Süresi İçinde Ödenmesi : Yasal süresi içinde verilen ylık prim ve hizmet belgesinin 5510 sayılı Kanun türü seçilmek suretiyle gönderilmesi sonucunda malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları priminin işverene isabet eden kısmından beş puanın Hazinece karşılanabilmesi için Hazine tahakkuku oluşturulacak olmakla birlikte, işverenlerin indirimden yararlanmaya devam edebilmeleri için aylık prim ve hizmet belgelerinde yer alan sigortalı hissesi ile Hazinece karşılanmayan işverene ait kısmın yasal süresi içinde ödenmesi gerekmektedir. İndirimden yararlandıktan sonra takip eden aylarda kapsama giren borçlardan herhangi birinin veya birkaçının ödenmemiş veya eksik ödenmiş olması halinde bu borçlar ödenene kadar beş puanlık indirimden yararlanılması söz konusu olmayacaktır. e) Kuruma Borcu Bulunmamasına Rağmen Uyarı Mesajı Alan İşverenler : Yukarıda sayılan türlerde muaccel borcu bulunmamakla birlikte aylık prim ve hizmet belgelerini Kuruma göndermeleri sırasında borcu bulunduğuna dair uyarı mesajı alan özel işyeri işverenlerinin bağlı bulundukları Sosyal Güvenlik Müdürlüğüne dilekçe ile düzeltme için başvurmaları gerekmektedir. Zira sistem muaccel borç olmaması yahut bu borçların 0,99 TL.ve altında olması halinde 5510 sayılı Kanun türünün seçilmesine müsaade edecek, 1,00 TL.ve üzerinde borcu bulunan işverenlerin beş puanlık indirimden yararlanması mümkün olmayacaktır. f) 5510 Sayılı Kanun Türü Seçilmeden Gönderilen Aylık Prim ve Hizmet Belgeleri : Yasal süresi içinde verilmesine rağmen 5510 sayılı Kanun türü seçilmeksizin gönderilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinde indirimden yararlanabilmek için; bu belgelere yine yasal süresi içinde “iptal” işlemi yapılıp bu kere 5510 sayılı Kanun türü seçilmek suretiyle yeniden tahakkuk oluşturmak gerekecektir. Söz konusu aylık prim ve hizmet belgeleri için beş puanlık indirimden yararlanmadan (yasal süresi içinde) ödemenin de yapılmış olması halinde ise Kurum müracaata göre aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süre içinde verilip verilmediğini, işverenin prim ödemelerini de yasal süre içinde yapıp yapmadığını kontrol ederek fazla ödenmiş olan primi takip eden diğer aylık prim ve hizmet belgelerinde yeralan prim borçlarına mahsup edecektir. g) Afet Nedeniyle Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin Verilme Süresi İle Muhteviyatı Primlerin Ödeme Süresinin Ertelenmesi Halinde Beş Puanlık İndirimden Yararlanma Koşulları : 5510 sayılı Kanunun 91’inci maddesinin birinci fıkrasında “İşyerleri yangın, su baskını, yer kayması, deprem gibi afete uğrayan, tabii afet nedeniyle tarımsal faaliyetinden dolayı zarar gören işverenler ile 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar, bu durumu belgelemeleri kaydıyla olayın meydana geldiği tarihten itibaren üç ay içinde talepte bulunmaları ve prim ödeme aczine düştüklerinin yapılacak inceleme sonucunda anlaşılması halinde, afet tarihinden önce ödeme süresi dolmuş mevcut prim borçları ile afetin meydana geldiği tarihten itibaren tahakkuk edecek üç aylık prim borçları, olayın meydana geldiği tarihten itibaren bir yıla kadar Kurumca ertelenebilir.” Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise “Birinci fıkrada belirtilen durumlarda, afetin meydana geldiği ayda verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgeleri, afetin meydana geldiği ayı takip eden üç ay içinde Kuruma verildiği takdirde süresinde verilmiş sayılır.” Hükümleri yer almaktadır. Buna göre; afet nedeniyle borçlarının ertelenmesine karar verilen işverenler Aylık prim ve hizmet belgesinin Kuruma gönderileceği tarihte muaccel sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması; 5510 sayılı Kanun türü seçilmek suretiyle Kuruma gönderdikleri aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresi içinde verilmiş olması, ayrıca ertelemeye tabi tutulmuş sigorta prim borçlarını erteleme süresi içinde ödemeleri kaydıyla beş puanlık indirimden yararlanabileceklerdir. h) Kurum Alacaklarının K.D.V. İade alacağından Mahsup Suretiyle Ödenmesi Halinde Beş Puanlık İndirimden Yararlanma Koşulları : Kuruma muaccel borcu bulunmayan işverenler, 5510 sayılı Kanun türünü seçmek suretiyle yasal süresi içinde Kuruma vermiş oldukları aylık prim ve hizmet belgelerinde yer alan sigorta prim borçlarını yasal ödeme süresinin sona erdiği tarihten itibaren 15 günlük süre içinde katma değer vergisi iade alacağından mahsup suretiyle ödemeleri halinde beş puanlık indirimden yararlanabileceklerdir. i) Diğer Teşvik Kanunlarından Yararlanmakta Olan İşverenlerin Beş Puanlık İndirimden Yararlanma Koşulları : Diğer teşvik kanunlarına istinaden işveren hissesi sigorta prim teşviki uygulamasından yararlanmaya devam eden işverenlerin teşvik kapsamına giren sigortalılarından dolayı aynı dönem için ve mükerrer olarak 81’inci maddenin (ı) bendinde öngörülen beş puanlık indirimden yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır. Burada dikkat edilecek husus, başka bir teşvik kanunu kapsamına giren sigortalı ve aynı dönem için mükerrer olarak yararlanılamayacağıdır. Bu durumda; örneğin işverenin 5 sigortalısı var ise ve bu 5 sigortalının tümü 18-29 yaş arası olup işveren 4447 sayılı Kanun ile getirilen işveren hissesi teşvikinden yararlanıyor ise bu durumda ayrıca 5510 sayılı Kanun türünü seçemeyecektir. Ancak aynı işveren 5 sigortalısının yalnızca 3’ü için 4447 sayılı Kanunla getirilen işveren hissesi teşvikinden faydalanıyor ve diğer 2 sigortalısı için herhangi bir teşvik unsurundan yararlanmıyor ise o takdirde 3 sigortalısı için 4447, diğer 2 sigortalısı için ise 5510 sayılı Kanun türünü seçebilecektir. j) Alt İşvereni Bulunan İşyerleri : 5510 sayılı Kanunun 12’inci maddesinin 6’ıncı paragrafında “asıl işverenin Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu” hükmünden dolayı, alt işvereni bulunan özel işyeri işverenleri; kendileri ile ilgili olarak Kuruma muaccel borçları bulunmasa dahi alt işverenlerinin bu kapsama giren borçlarının bulunması halinde aylık prim ve hizmet belgelerinde 5510 sayılı Kanun türünü seçemeyeceklerdir. k) İsteğe Bağlı Sigortalıların Durumu : İsteğe bağlı sigortalılar adına tahakkuk eden malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kollarına ait primlerin tamamı sigortalı hissesi olduğundan, bu nitelikteki sigortalılar beş puanlık indirimden yararlanamayacaklardır. l) Özel Nitelikteki Bina İnşaatı ve İhale Konusu İşyeri İşverenleri : Bu işverenler, aranılan şartları sağlamış olmaları kaydıyla beş puanlık prim indiriminden yararlanabileceklerdir. 4) Çeşitli Hükümler • Kuruma muaccel sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme zammı ve gecikme cezası borcu bulunan işverenlerin, 5510 sayılı Kanunun 81’inci maddesinde öngörülen bu indirimden yararlanmak amacıyla mevcut işyerlerini kapatarak değişik bir ad veya unvan yahut iş birimi olarak faaliyete geçirdiklerinin anlaşılması halinde bu işyerleri söz konusu indirimden yararlandırılmayacaktır. • Kuruma yukarıda sayılan muaccel borçları bulunan alt işverenlerin indirimden faydalanmak amacıyla sigortalılarını aynı işverene iş yapan diğer alt işverenler üzerinden; yahut muaccel borcu bulunan asıl işverenlerin çalıştırmış oldukları sigortalıları muaccel borcu bulunmayan alt işverenler üzerinden bildirdiklerinin anlaşılması halinde bu nitelikteki asıl işveren/alt işverenler de beş puanlık indirimden yararlandırılmayacaktır. Belirtilen durumdaki işverenlerden/alt işverenlerden ilgili dönemlere ilişkin olarak iptal ve 5510 sayılı Kanun türü seçilmeden düzenlenmiş olan asıl yahut ek nitelikli aylık prim ve hizmet belgesi düzenlemeleri talep edilecek, bunlar Kuruma verilmediği takdirde Kurum tarafından re’sen hazırlanarak Hazinece yersiz olarak karşılanmış olan primler ödeme vadesinin bittiği tarihten tahsil tarihine kadar gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenlerden/alt işverenlerden tahsil edilecektir. • Bir döneme ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinden kaynaklanan sigorta primi ve işsizlik sigortası primlerinin yasal ödeme süresi sona ermeden takip eden aya ilişkin prim ve hizmet belgesinin gönderilebilmesi mümkün bulunmaktadır. Bu nedenle aylık prim ve hizmet belgelerinin 5510 sayılı Kanun türü seçilerek gönderilebilmesi için; “bir önceki aya ilişkin düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinden kaynaklanan borçlar sorgulanmamaktadır.” Bu nedenle, bir önceki aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinden kaynaklanan borçlarını ödemeyen işverenlerin e-Bildirge proğramı vasıtasıyla aylık prim ve hizmet belgesini gönderirken 5510 sayılı Kanun türü açılsa da söz konusu Kanun türünü seçmemeleri gerekmektedir. Zira yapılacak kontroller esnasında beş puanlık indirimden dolayı Hazinece yersiz olarak karşılanmış olan sigorta primleri, ödeme vadesinin bittiği tarihten tahsil edilene kadar gecikme cezası ve gecikme zammı ile işverenlerden/alt işverenlerden tahsil edilecektir. • Hazinece karşılanan sigorta primleri, Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacaktır. • Çalıştırdıkları sigortalıları Kuruma bildirmeyen işyerleri ile sigorta prim indiriminden yararlandıktan sonra geriye dönük olarak aylık prim ve hizmet belgesi düzenleyen işyerleri hakkında yapılacak işlemler ile Kuruma olan borçlarını çeşitli Kanunlara göre yapılandırmış/taksitlendirmiş olan işverenlerin beş puanlık prim indiriminden yararlandıktan sonra yapılandırma veya tecile ve taksitlendirme anlaşmalarının bozulması halinde yapılacak işlemler çıkarılacak olan bir genelge ile ayrıca açıklanacaktır. 5 PUANLIK İŞVEREN SGK.PRİM İNDİRİMİNİN İDARE TARAFINDAN İPTAL EDİLEREK HAKEDİŞTEN DÜŞÜLMESİ 5763 sayılı Kanun'un 24'üncü maddesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na herhangi bir prim, idari para cezası, gecikme zammı ve gecikme faizi bulunmayan ve çalıştırdıkları sigortalılara ait bildirimleri ile Aylık Prim ve Hizmet Belgelerini yasal süresi içinde Kuruma veren işverenlerin "Malulluk, Yaşlılık ve Ölüm Sigortası Primi" nin işveren hissesine ait 5 puanlık kısmı Hazinece karşılanır. "4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar" a göre K.İ.K. hükümlerine göre sözleşme bağlanan hizmet alımlarında fiyat farkı hesaplaması getirilmiştir. Ancak bu esasların 8'inci maddesinde aşağıdaki hjüküm bulunmaktadır. İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla; a) Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark, b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark c) 506 sayılı Kanunun 77' inci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark Toplamı (a), (b) ve (c) bentleri toplamı, 506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu esasların 7' inci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir. Ayrıca 25.10.2008 tarih ve 27035 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 17' inci maddesi ile "17- 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde; özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır. İhale dökümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı tüm hizmet alımı ihalelerinde, teklifler Hazine tarafından karşılanacak olan işveren sigorta primi tutarı dikkate alınmadan, işveren payları üzerinden hesaplanarak sunulacak ve değerlendirilecektir. Bu çerçevede, fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci yer alan, "b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark, ......506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 inci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir." hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir. Diğer taraftan, 5763 sayılı Kanunun 20 nci maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen geçici 7 nci maddede; "18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük olanlar ile yaş şartı aranmaksızın 18 yaşından büyük kadınlardan; bu maddenin yürürlük tarihinden önceki altı aylık dönemde prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olması şartıyla, bu maddenin yürürlük tarihinden önceki bir yıllık dönemde işyerine ait prim ve hizmet belgelerinde bildirilen ortalama sigortalı sayısına ilave olarak bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde işe alınan ve fiilen çalıştırılanlar için; 506 sayılı Kanunun 72 nci ve 73 üncü maddelerinde sayılan ve 78 inci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin; a) Birinci yıl için yüzde yüzü, b) İkinci yıl için yüzde sekseni, c) Üçüncü yıl için yüzde altmışı, d) Dördüncü yıl için yüzde kırkı, e) Beşinci yıl için yüzde yirmisi, İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır." hükmüne yer verilmiştir. Ancak aynı maddenin 3 üncü fıkrasının (e) bendi gereğince 4734 sayılı Kanun kapsamında ihalesi yapılan hizmet alımlarında yukarıda belirtilen sigorta primine ait işveren hissesinin İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmayacağı belirtildiğinden, tekliflerin verilmesi ve değerlendirilmesinde söz konusu teşvikten yararlanılamayacağının dikkate alınması gerekmektedir." hükmü bulunmaktadır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4' üncü maddesine göre hizmet, aşağıdaki gibi tanımlanmıştır : Hizmet : Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, mimarlık ve mühendislik, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetleri, taşınır ve taşınmaz mal hakların kiralanması ve benzeri diğer hizmetler. Ancak; yukarıda da bahsi geçen "4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına ilişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar" ın 5' inci maddesinde; "4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 4'üncü maddesinde sayılan hizmetlerden; araştırma ve geliştirme, piyasa araştırması ve anket, tanıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, mesleki eğitim, fotoğraf, film, fikri ve güzel sanatlar gibi nitelikleri itibariyle kısa süreli hizmetler ile sigorta, muhasebe, haberleşme hizmetlerine ve anılan Kanunun 48'inci maddesinde yer alan danışmanlık hizmetlerinden, mali ve hukuki nitelikteki hizmetlere fiyat farkı ödenmez." Denilmiştir. NETİCE İTİBARİYLE : İdarelerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre götürü bedel veya birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edecekleri hizmet alımlarında fiyat farkı uygulaması var ise; • Bakım ve onarım • Taşıma • Danışmanlık (mali ve hukuki nitelikte olmayanlar) • Mimarlık ve mühendislik • Basım ve yayım • Temizlik • Yemek hazırlama ve dağıtım • Koruma ve güvenlik • Bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetleri • Taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanması ve benzeri diğer hizmetler Konularında, işverenin 5763 sayılı Kanun'un 24'üncü maddesi gereği yararlandığı 5 puanlık işveren hissesi indirimi Hazinece karşılandığından idarece yükleniciden kesilir. Aynı şekilde 5763 sayılı Kanunun 20' inci maddesi hükmü gereği 4447 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 7'inci madde ile "18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük olanlar ile yaş şartı aranmaksızın 18 yaşından büyük kadınlar" için uygulanan ve istihdam artışına yönelik işveren hissesinin yıllara göre belli kısımlarının Hazinece karşılanmasını öngören prim indiriminden de yararlanılamaz.

6111 Sayılı Kanun Teşviği

Son yıllarda gerek işveren üzerindeki prim yükünün azaltılması, gerekse işsizliğin ve kayıt dışı istihdamın azaltılması yönünde uygulanan sigorta prim teşviklerinden biri de 6111 sayılı Yasa ile getirilmiştir. 6111 sayılı torba yasa ile 4447 sayılı Yasaya eklenen geçici 10. madde ile getirilen sigorta prim teşvikindeki ana unsur en az altı aydır işsiz olanların, işe alındıkları işyerindeki altı aylık ortalama sigortalı sayısına ilave olarak işe alınmış olmasıdır. Yazıda, teşvikten yararlanmak için diğer şartların yanında, "sigortalının işe alındığı tarihten önceki altı aylık dönemdeki sigortalı sayısına ilave olarak işe alınmış olması" şartında belirtilen ortalama sigortalı sayısının nasıl tespit edileceği incelenecektir. II.Teşvik Miktarı Ne Kadar? 4447 sayılı Yasanın geçici 10. maddesi ile getirilen sigorta prim teşviki, sigortalının prime esas kazancının üzerinden hesaplanmaktadır. Kapsama giren sigortalının prime esas kazancı üzerinden hesaplanan sigorta priminin işveren hissesine ait kısmının tamamı teşvik kapsamındadır. İşveren hissesine ait tutarın 5 puanlık kısmı hazine tarafından geriye kalan kısımları ise İŞKUR tarafından karşılanacaktır. ÖRNEK: 4447 sayılı Yasanın geçici 10. maddesi kapsamındaki sigortalı (A)'nın prime esas kazancı 2.000 TL'dir. İşyerinin kısa vadeli sigorta kolu prim oranı % 3'tür. Bu sigortalı için teşvik kapsamında devlet tarafından karşılanacak prim miktarını hesaplayalım. Kısa vadeli sigorta kolu prim oranı % 3 olan işyerinin, sigorta primi çalışan hissesi % 14, işveren hissesi % 20,5, toplam prim oranı da % 35,5'tir. İşveren hissesine isabet eden % 20,5 primin tamamı teşvik kapsamındadır. Bunun 5 puanlık kısmı hazine, kalan 15,5 puanlık kısmı ise İŞKUR tarafından SGK'ya ödenecektir. Hazinece karşılanacak tutar : 2000 * % 5 = 100,00 TL İŞKUR tarafından karşılanacak tutar : 2000 * % 15,5 = 310,00TL TOPLAM teşvik tutarı : 100,00 + 310,00 = 410,00 TL İşveren tarafından SGK'ya ödenecek tutar ise, sigortalının brüt maaşından sigorta primi olarak kesmiş olduğu (2000 * % 14) 280,00 TL'dir. Kısaca, teşvik kapsamında bulunan ve 2000 TL prime esas kazancı bulunan bir sigortalı için ödenmesi gereken 710,00 TL primin 410,00 TL'si devlet (İŞKUR ve Hazine) tarafından, kalan kısmı (sigortalı hissesi) ise işveren tarafından SGK'ya ödenecektir. III. Teşvik Süresi Teşvikten 01.03.2011 – 31.12.2015 tarihleri arasında işe alınan sigortalılar yönünden, sigortalının niteliklerine göre değişik sürelerde yararlanılabilecektir. - İŞKUR'a kayıtlı, meslek belgesiz 29 yaşından büyük erkek için 6 ay, - 01.03.2011 tarihinden sonra işe alınıp, çalışırken meslek belgesi alanlar için 12 ay, (1) - 18-29 yaş arası erkek veya 18 yaşından büyük meslek belgesiz kadın için 24 ay, - Mesleki yeterlik belgesi sahipleri ile Mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitiren 29 yaşından büyük erkekler için 24 ay, - Bunlardan İŞKUR'a kayıtlı olanlar için 30 ay, - 18-29 arası erkekler ve 18 yaşından büyük kadınlardan Mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğrenimi veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen kursları bitirenler için 36 ay, - Bunlardan İŞKUR'a kayıtlı olanlar için 42 ay, - Mesleki yeterlilik belgesi sahibi 18-29 yaş arası erkekler ve 18 yaşından büyük kadınlar için, 48 ay, - Bunlardan İŞKUR'a kayıtlı olanlar için, 54 ay süreyle teşvikten yararlanılabilecektir. IV.Teşvikten Yararlanma Şartları 4447 sayılı Kanunun geçici 10'uncu maddesinde öngörülen sigorta primi işveren hissesi desteğinden özel sektör işverenleri yararlanabilecektir. Teşvikten yararlanmak için, 01.03.2011 ilâ 31.12.2015 tarihleri arasında 18 yaşından büyük olanların ortalama sigortalı sayısına ilave olarak işe alınmış olması, işe alınan sigortalının işe alındığı tarihten önceki altı aylık dönemde SGK'ya verilmiş aylık prim hizmet belgelerinde kayıtlı olmaması ve sigortalının fiilen çalışması gerekmektedir. Aynı zamanda işverence 06111 kanun kodlu aylık prim hizmet belgesinin yasal sürede e-sigorta üzerinden SGK'ya verilmesi, teşvik kapsamında İŞKUR ve hazinece karşılanacak tutarlar dışında kalan primlerin yasal sürede ödenmesi gerekmektedir. V.Ortalama Sigortalı Sayısının Tespit Edilmesi Teşvikten yararlanmak için kanunda sayılan diğer şartların yanında, işe alınan sigortalının işe alındığı tarihten önceki altı aylık sigortalı sayısının ortalamasına ilave olarak çalıştırılması gerekmektedir. ÖRNEK: Diğer şartları taşıyan ve meslek lisesi mezunu olan, diplomasındaki bölümle işyerinde yağacağı iş uyumlu olan, 2011 Ağustos ayında işe alınan 22 yaşındaki sigortalı (A) için, geriye dönük altı ayda işyerinden bildirimi yapılan sigortalı sayısının aşağıdaki şekilde olduğunu varsayalım. Temmuz 2011: 3 Haziran 2011: 4 Mayıs 2011: 4 Nisan 2011: 3 Mart 2011: 2 Şubat 2011: 2 Bu durumda ortalama sigortalı sayısı : 3 + 4 + 4 + 3 + 2 + 2 = 18/6 = 3'tür. Sigortalının toplam teşvikten yararlanma süresi (sigortalının işe alınmadan önce İŞKUR kaydı da yapılmıştır) : 42 aydır. İşveren, sigortalı (A) için 2011 Ağustos ayından itibaren sigortalı sayısı 4'ün altına düşmediği aylarda 42 ay süreyle teşvikten yararlanabilecektir. Sigortalı sayısının ortalamanın altına düştüğü aylarda teşvikten yararlanamayacaktır. Ortalama sigortalı sayısı, her ay işe alınan sigortalılar için ayrı ayrı değerlendirilecektir. Yukarıdaki örnekte Ağustos ayında sigortalı (A)'dan başka (C), (D), (E) adında 3 işçi daha işe alındığını varsayarsak, bu 3 işçi için de ortalama sigortalı sayısı 3 olacaktır. Ay içinde çalıştırılan sigortalı sayısı 4'ün altına düşmediği sürece, 3 sigortalının üzerindeki sayı kadar olanları için teşvikten yararlanılacaktır. Ekim 2011 ayında işyerindeki sigortalı sayısının 5 olduğunu ve Ağustosta işe alınanların hepsinin çalışmaya devam ettiğini varsayarsak, işverence belirlenecek 2 sigortalı için teşvikten yararlanılabilecektir. Sigortalı ilk işe alındığı ayda ortalama sigortalı sayısının üzerinde olmamakla birlikte, ilerleyen aylarda, ortalamanın üzerine çıkılması durumunda, ortalamanın üzerine çıkıldığı aylar için teşvikten yararlanılabilecektir. Sigortalının işe alındığı tarihten geriye doğru 6 ay içinde SGK'ya bildirilen sigortalıların ortalaması hesaplanırken, hiç sigortalı bildirimi yapılmayan aylar olması durumunda bu aylar dikkate alınmaksızın, bildirim yapılan aylardaki toplam sigortalı sayısı bildirim yapılan ay sayısına bölünerek bulunacaktır. Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışanlar (02 belge kodu ile bildirilenler) ve ay içinde ücretsiz izin veya istirahat raporu kullananlardan 0 gün 0 kazanç bildirilen sigortalılar da ortalama sigortalı sayısında dikkate alınacaktır. Yeni tecil edilen veya sigortalıların işe alındığı tarihten geriye dönük 6 aylık süre içinde hiç sigortalı bildirimi bulunmayan işyerlerinin ortalama sigortalı sayısı "0" olacağından işe aldıkları ve diğer şartları taşıyan tüm sigortalılar için teşvikten yararlanabileceklerdir. Ay içinde işe giren ve işten çıkan tüm sigortalılar hesaplamaya dahil edilecektir. Ancak aynı ay içinde aynı sigortalı işten çıkıp tekrar aynı işyerinde işe girmiş ise bu sigortalı mükerrer olarak sayılmayacak sadece bir olarak sayılacaktır. VI. Değerlendirme SGK bilgi-işlem sistemi tarafından sigortalı bazında teşvik kontrolü yapılmaktadır. Ancak ortalama sigortalı sayısının üzerinde olup olmadığı, ancak belgeler e-sigortadan onaylandıktan ve belgenin yasal verilme süresi sona erdikten sonra kontrol edilebilmektedir. Çünkü değişik kanun kodlarıyla aylık prim hizmet belgesi verilmektedir. Sigortalı sayısı hesabı bu belgelerdeki toplam sigortalı sayısı üzerinden yapılmaktadır. Belgenin yasal verilme süresi dolmadığı sürece yeni belge verilebileceğinden ortalama sigortalı sayısı, belgenin yasal verilme süresi geçtikten sonra sistem tarafından kontrol edilmektedir. İstihdamı artırmaya yönelik çıkarılan sigorta prim desteğinden işverenlerin yararlanması için diğer şartlarla birlikte ortalama sigortalı sayısında dikkat etmeleri gerekmektedir. Diğer şartlar sigortalı işe alınırken incelenebilirken, ortalama sigortalı sayısının üzerinde olup olmadığı, her ay işe giren-çıkan olacağından sürekli incelenmesi gereken bir husustur. Sistem tarafından belgelerin verilme süresi geçmeden kontrol işlemi yapılamadığından, işverenlerin bu konuda daha da hassas olmaları yararlarına olacaktır. Ortalamanın altına düşüldüğü halde 06111 kodlu belge verildiği SGK'ca tespit edildiğinde, hem geçici 10. maddede öngörülen teşvikten hem de bu sigortalılar için 5 puanlık indirimden yararlanılamayacaktır. NOT ; (1) 4447 sayılı Yasanın geçici 10. maddesinde "5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmakta iken" ibaresinin SGK tarafından yayınlanan 2011⁄45 sayılı genelgede 01.03.2011 tarihinden sonra işe alınan sigortalılar yönünden geçerli olduğu belirtilmiştir. Genelgeye göre, 01.03.2011 tarihinden sonra işe girerek çalıştığı esnada Meslek belgesi alan erkeklerde 29 yaş sınırı uygulanmayacak, Meslek belgesi ve öğrenim durumu dışındaki diğer şartları taşıması nedeniyle teşvikten yararlanılan sigortalılar için ilave olarak 12 ay daha teşvikten yararlanılacaktır.

1687 Sayılı Kanun Teşviği

1- Genel Açıklamalar 9/2/2017 tarihli ve 29974 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 687 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici 17 nci madde eklenmiş olup, usul ve esaslar 1/3/2017 tarihli, 2017/10 sayılı ve 4/4/2017 tarihli, 2017/17 sayılı Genelgelerde açıklanmıştır. Bilindiği gibi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici 17 nci maddesinde; “31/12/2017 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, 1/2/2017 tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince Kuruma kayıtlı işsizler arasından işe alınanların; işe alındıkları tarihten önceki üç aya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları ve 2016 yılı Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısına ilave olmaları kaydıyla işe alındıkları tarihten itibaren 31/12/2017 tarihine kadar geçerli olmak üzere sigortalının aylık prim ödeme gün sayısının 22,22 TL ile çarpılması sonucunda bulunacak tutar, bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri sigortalı hisseleri dahil tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene destek ödemesi yapılır ve destek tutarı Fondan karşılanır. İşverenlerin aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hallerinde birinci fıkra hükümleri uygulanmaz. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren veya ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu taksitlendirme ve yapılandırma devam ettiği sürece anılan fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu madde hükümleri; kamu idarelerine ait işyerleri, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 2886 sayılı Kanuna, 4734 sayılı Kanuna ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Bu maddeyle düzenlenen destek unsurundan yararlanmakta olan işverenler; aynı sigortalı için aynı dönemde diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerden yararlanamaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından belirlenir.” hükümleri yer almaktadır. 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen işveren desteği 9/2/2017 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olup, 1/6/2017 ila 31/12/2017 tarihleri arasında işe alınan sigortalılar yönünden 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 17 nci maddesinde yer alan işveren desteğine ilişkin uygulamanın usul ve esasları aşağıda açıklanmıştır. 2- 4447 Sayılı Kanunun Geçici 17 nci Maddesinde Öngörülen İşveren Desteğinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen işveren desteğinden yararlanılabilmesi için, Sigortalı yönünden; a) 1/6/2017 ila 31/12/2017 tarihleri arasında işe alınmış olması, b) Türkiye İş Kurumu’na kayıtlı işsiz olması, c) İşe giriş tarihi itibariyle işe alındıkları tarihten önceki üç aya ilişkin Kurumumuza verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde 10 günden fazla bildirilmemesi, İşveren yönünden; d) Özel sektör işverenine ya da 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki işverene ait olması, e) Sigortalının işe alındığı işyerine ait 2016 yılı Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısına ilave olarak çalıştırılması, f) Aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmesi, g) Tahakkuk eden sigorta primlerinin yasal süresi içinde ödenmesi, h) Yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması, ı) Çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı yönünde herhangi bir tespitin bulunmaması, şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. 3- Destekten Yararlanılabilmesi İçin Genel Şartlar a) Sigortalının 1/6/2017 ila 31/12/2017 tarihleri arasında işe alınmış olması 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen işveren desteğinden 1/6/2017 ila 31/12/2017 tarihleri arasında işe alınan sigortalılardan dolayı yararlanılabilecektir. b) Sigortalının Türkiye İş Kurumu’na kayıtlı işsiz olması 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen işveren desteğinden yararlanılabilmesi için 1/6/2017 ila 31/12/2017 tarihleri arasında işe alınan sigortalıların işe giriş tarihi itibariyle Türkiye İş Kurumu’na kayıtlı işsiz olması gerekmektedir. Örnek : 1/6/2017 tarihinde M Limited Şirketinde işe başlayan (A) sigortalısının en son çalıştığı işyerinden 2016/Ekim ayında ayrıldığı ve Türkiye İş Kurumu’na kayıtlı işsiz olduğu dikkate alındığında, 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde aranılan diğer şartların da sağlanmış olması kaydıyla söz konusu sigortalıdan dolayı bahse konu destekten yararlanılabilecektir. c) Sigortalının işe alındığı tarihten önceki üç aya ilişkin Kurumumuza verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde 10 günden fazla bildirilmemesi 1/6/2017 ila 31/12/2017 tarihleri arasında işe alınan sigortalılardan dolayı 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen destekten yararlanılabilmesi için, sigortalının işe alındığı tarihten önceki üç aylık dönemde, gerek işe alındığı işyerinden, gerekse farklı bir işyerinden 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında Kurumumuza verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde 10 günden fazla bildirilmemiş olması gerekmektedir. İşyerinden 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında Kurumumuza verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde 10 günden fazla bildirilmemiş olması gerekmektedir. Örnek: Z Limited Şirketinde 12/7/2017 tarihinde (A) sigortalısının, 15/12/2017 tarihinde (B) sigortalısının, 22/11/2017 tarihinde (C) sigortalısının işe alındığı, — (A) sigortalısının 2017/Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında toplam 10 gün bildirildiği, — (B) sigortalısının 2017/Eylül, Ekim ve Kasım aylarında toplam 11 gün bildirildiği, — C) sigortalısının 2017/Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında çalışmadığı, varsayıldığında, maddede aranılan diğer şartların da sağlanmış olması kaydıyla, (A) ve (C) sigortalılarından dolayı işveren desteğinden yararlanılması mümkün olacak, buna karsın (B) sigortalısından dolayı, işe alındığı tarihten önceki üç aylık dönemde Kurumumuza verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinde 10 günden fazla bildirilmesi nedeniyle bahse konu destekten yararlanılması mümkün olamayacaktır. Sigortalının işe giriş tarihi itibariyle, işe alındığı tarihten önceki üç aylık dönemde 10 günden fazla 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında Kuruma bildirilmiş olması halinde bu sigortalı için 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde yer alan destekten yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Diğer taraftan, sigortalıların; – Aday çırak, çırak veya işletmelerde meslekî eğitim görmesi nedeniyle 7 veya 42 nolu belge türü seçilmek suretiyle, – Meslekî ve teknik ortaöğretim ile yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler, kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmaması nedeniyle 22, 43, 49 ve 50 nolu belge türü seçilmek suretiyle, – Türkiye İş Kurumunca düzenlenen kurslara katılmış olması nedeniyle 25, 44 veya 46 nolu belge türü seçilmek suretiyle, – Ceza infaz kurumlan ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular için 19 nolu belge türü seçilmek suretiyle, düzenlenmiş aylık prim ve hizmet belgeleri ile Kurumumuza bildirilmiş olması halinde, bu süreler işe giriş tarihinden önceki üç aylık süre içinde Kurumumuza bildirilmiş süre olarak dikkate alınmayacaktır. d) İşyerinin özel sektör işverenine ait olması 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen işveren desteğinden ihale konusu iş üstlenen işyerleri hariç olmak üzere özel sektör işverenlerine ait işyerlerinde çalışan sigortalılar ile 5510 sayılı Kanunun Ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde 10 günden fazla çalışan sigortalılardan dolayı yararlanılabilecek olup, bahse konu işveren desteği kamu idarelerine ait işyerleri ile 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinde çalışan sigortalılar hakkında uygulanmayacaktır. Buna göre, 1) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin % 50’sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarında çalıştırılan sigortalılardan dolayı, 2) Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumlan, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklara ait işyerlerinde çalıştırılan sigortalılardan dolayı, 3) 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki alım ve yapım işleri, 4734 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında istisna olan alım ve yapım işleri ile uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işlerinde/işyerlerinde çalıştırılan sigortalılardan dolayı, bu destekten yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla, ihale konusu iş üstlenen işyeri işverenleri, mahiyet kodu (1) veya (3) olarak tescil edilmiş işyerleri ya da resmi nitelikte olduğu halde mahiyet kodu (2) veya (4) olarak tescil edilmiş işyeri işverenleri ile 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri bahse konu destekten yararlanamayacaktır. e) Sigortalının işe alındığı işyerine ait 2016 yılı Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısına ilave olarak çalıştırılması e.1. 2016 yılı Aralık ayında Kuruma bildirim yapılmış olması halinde 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen destekten yararlanılabilmesi için maddede aranılan diğer şartların yanı sıra, sigortalının işe alındığı işyerine ait 2016/Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerindeki kayıtlı sigortalı sayısına ilave olarak işe alınması gerekmektedir. Örnek: 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen şartlara sahip olan (B) sigortalısının, (Ç) Limited Şirketine ait işyerinde 12/7/2017 tarihinde işe alındığı ve bahse konu sigortalının işe alındığı işyerine ait 2016/Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı sigortalı sayısının 4 olduğu varsayıldığında; Sigortalının işe alındığı ay ve takip eden aylarda 5 ve üzerinde sigortalı çalıştırılması ve Kanunda aranılan diğer şartların da sağlanmış olması kaydıyla söz konusu sigortalıdan dolayı bahse konu destekten yararlanılacaktır. İlgili ayda sigortalı sayısının 4 ve altında olması halinde ise bu sigortalıdan dolayı destekten yararlanılamayacaktır. Bununla birlikte, anılan maddede aranılan diğer şartlara sahip olan sigortalı, 2016/Aralık ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerindeki kayıtlı sigortalı sayısına ilave olarak işe alınmasa dahi, sonraki aylarda işyerinde çalışan sigortalı sayısı 2016/Aralık ayı toplam sigortalı sayısının üzerine çıktığı takdirde, bahse konu sigortalıdan dolayı ilgili aylarda 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen destekten yararlanılabilecektir. Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun Ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında ev hizmetlerinde 10 gün ve daha fazla sigortalı çalıştıran işverenlerin 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen destekten yararlanabilmesi için, sigortalının işverenin 2016/Aralık ayında çalıştırmış olduğu sigortalı sayısına ilave olarak işe alınmış olması gerekmektedir. e.2. 2016 yılı Aralık ayına ilişkin Kuruma bildirim yapılmamış olması halinde 2016/Aralık ayında sigortalı çalıştırılmaması nedeniyle Kuruma bu aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin verilmemiş olması halinde, 2016/Aralık ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı sigortalı sayısı sıfır olacağından Kanunda aranılan diğer şartların sağlanması kaydıyla destek kapsamına giren tüm sigortalılardan dolayı bu destekten yararlanılabilecektir. Örnek : 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen şartlara sahip olan (A) ve (B) sigortalılarının, 2016 Aralık ayında Kuruma bildirimi olmayan (M) Limited Şirketine ait işyerinde 16/6/2017 tarihinde işe alındığı varsayıldığında, 2016/Aralık ayında sigortalı çalıştırılmamış olması nedeniyle bu sigortalıların tamamından dolayı Kanunda aranılan diğer şartların sağlanması kaydıyla bahse konu destekten yararlanılabilecektir. e.3. 1/6/2017 – 31/12/2017 tarihleri arasında tescil edilen işyerleri 1/6/2017 ila 31/12/2017 tarihleri arasında ilk defa tescil edilmiş olan işyerleri ile 2017 yılından önce tescil edildiği halde 2016 yılında Kuruma hiç bildirimde bulunmayan işyerlerinde 2016/Aralık ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı sigortalı sayısı sıfır olacağından 1/6/2017 ila 31/12/2017 tarihleri arasında işe alınan ve destek kapsamına giren tüm sigortalılardan dolayı Kanunda aranılan diğer şartların sağlanması kaydıyla bu destekten yararlanılabilecektir. Örnek 1:5/7/2017 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alınan (Y) Limited Şirketinde destek kapsamına giren (B) ve (C) sigortalılarının 7/7/2017 tarihinde işe alındığı varsayıldığında, Kanunda aranılan diğer şartların sağlanması kaydıyla, 2016/Aralık ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı sigortalı sayısı sıfır olacağından destek kapsamına giren bu sigortalıların tamamından dolayı 2017/Temmuz ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinden itibaren destek tutarının tamamı kadar 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde yer alan destekten yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Örnek 2 :2014 yılında 5510 sayılı Kanun kapsamına alınmış (M) Limited Şirketinde 2016/Ocak ila 2017/Mayıs aylarında sigortalı çalıştırılmadığı için Kuruma aylık prim ve hizmet belgesi verilmediği, 1/7/2017 tarihinde (L) sigortalısının işe alındığı varsayıldığında Kanunda aranılan diğer şartların sağlanması kaydıyla, bu sigortalıdan dolayı 2017/Temmuz ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinden itibaren 666,60 TL tutarında 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde yer alan destekten yararlanılması mümkün bulunmaktadır. e.4.Ortak hükümler Kuruma bildirilmiş toplam sigortalı sayısının tespiti sırasında, her bir ayda çalışan sigortalı sayısı, ilgili dönemlerde Kuruma verilmiş asıl ve ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısından, iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısı düşülmek suretiyle tespit edilecektir. 2016/Aralık ayında Kuruma bildirilen toplam sigortalı sayısı ile destekten yararlanılacak ayda toplam sigortalı sayısının tespitinde ilgili ayda aynı sigortalıya ilişkin yapılan bildirimlerde mükerrer kayıtlar dikkate alınmayacaktır. Ay içinde Kuruma bildirilmiş sigortalı sayısının tespitinde, ay içinde işe giren veya işten çıkan sigortalılar da hesaplamaya dahil edilecektir Bununla birlikte, 2016/Aralık ayında Kuruma bildirilen toplam sigortalı sayısı ile destekten yararlanılacak ayda toplam sigortalı sayısının hesabında, ilgili ay içinde sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışan sigortalılar ile çeşitli nedenlerle ay içinde çalışması bulunmayan ve ücret ödenmeyen (istirahat veya ücretsiz izin gibi nedenlerle aylık prim ve hizmet belgesinde (0) gün ve (0) kazançlı olarak kayıtlı) sigortalılar da hesaplamaya dahil edilecek, buna karşın aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, staja tabi tutulan öğrenciler ile üniversitelerde kısmi zamanlı çalıştırılan öğrenciler ve Türkiye İş Kurumu’nca düzenlenen eğitimlere katılan kursiyerler ve ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular dikkate alınmayacaktır. Dolayısıyla, 2016/Aralık ayında Kuruma bildirilen toplam sigortalı sayısı ile destekten yararlanılacak ayda toplam sigortalı sayısının hesabında 7,19, 22, 25, 42, 43, 44, 46, 47, 49 ve 50 nolu belge türleri ile yapılan bildirimler dikkate alınmayacaktır. 2016/Aralık ayında Kuruma bildirilen toplam sigortalı sayısı ile destekten yararlanılacak ayda toplam sigortalı sayısının hesabında varsa alt işverenlerce çalıştırılan toplam sigortalı sayısı da dikkate alınacaktır. 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde yer alan işveren desteğinden yararlanılması sırasında, 2016/Aralık ayına ilişkin geriye yönelik olarak gerek kendiliğinden, gerekse mahkeme ilamına ya da kamu kurum ve kuruluşlarınca düzenlenen belgelere istinaden veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlere istinaden düzenlenen asıl/ek/iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısı, sigortalı için e-Bildirge sistemi üzerinden tanımlama tarihi itibariyle hesaplanan toplam sigortalı sayısını değiştirmeyecektir. 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde yer alan işveren desteğinden yararlanılması sırasında, 2016/Aralık ayına ilişkin geriye yönelik olarak gerek kendiliğinden, gerekse mahkeme ilamına ya da kamu kurum ve kuruluşlarınca düzenlenen belgelere istinaden veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlere istinaden düzenlenen asıl/ek/iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısı, sigortalı için e-Bildirge sistemi üzerinden tanımlama tarihi itibariyle hesaplanan toplam sigortalı sayısını değiştirmeyecektir. f) Aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmesi 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen işveren desteğinden yararlanılabilmesi için 1687 kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresi içinde Kuruma verilmiş olması gerekmektedir. 1/9/2012 tarihli ve 28398 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İşveren Uygulama Tebliğinin “2.2- Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin Kuruma Verilmesi” başlıklı bölümünde, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanları çalıştıran özel nitelikteki işyeri işverenlerinin cari aya ilişkin olarak düzenleyecekleri asıl, ek veya iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerini, en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın 23’ünde e-Sigorta kanalıyla Kuruma göndermek zorunda olduğu, belgenin gönderilmesi gereken sürenin son gününün resmi tatile rastlaması halinde, aylık prim ve hizmet belgesinin, son günü izleyen ilk iş günü Kuruma, e-Sigorta kanalıyla gönderileceği öngörülmüş bulunmaktadır. Buna göre, özel nitelikteki işyeri işverenlerince cari aya ilişkin düzenlenecek aylık prim ve hizmet belgelerinin en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın 23’üne kadar (dahil) Kuruma verilmesi gerekmektedir. Yine, bazı özel nitelikteki işyerlerinde, resmi nitelikteki işyerlerinde olduğu gibi ayın 15’i ila takip eden ayın 14’ü arasında ücret alan sigortalılar çalıştırıldığından, bu nitelikteki özel sektör işyeri işverenlerinin aylık prim ve hizmet belgelerini en geç belgenin ilişkin olduğu dönemi izleyen takvim ayının 7’sinde Kuruma vermeleri gerekmekte, işyerlerinin yukarıda belirtilen süre içerisinde aylık prim ve hizmet belgesini Kuruma vermemesi halinde, söz konusu işveren desteğinden yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, bahse konu destek hükümleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, staja tabi tutulan öğrenciler ile üniversitelerde kısmi zamanlı çalıştırılan öğrenciler, Türkiye İş Kurumunca düzenlenen eğitimlere katılan kursiyerler, harp malulleri ile 3713 ve 2330 sayılı Kanunlara göre vazife malullüğü aylığı alanlardan yalnızca kısa vadeli sigorta kollarına tabi olanlar, yalnızca işsizlik sigortasına tabi olanlar, yurt dışında çalışanlar, doğum ve evlat edinme sonrası yarım çalışma ödeneği alanlar, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular ve iş kaybı tazminatı alanlar hakkında uygulanmayacağından, 2-7-12-14-19-20-21-22-23-25-28-39-41-42-43-44-45-46-4748-49-50-90-91-92 nolu belge türü seçilmek suretiyle düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgeleri için 1687 kanun numarası seçilemeyecektir. Bununla birlikte, 2017/Haziran ila 2017/Aralık aylarına ilişkin yasal süresi dışında geriye yönelik düzenlenen asıl veya ek belgelerden dolayı bu destekten yararlanılmayacaktır. g) Tahakkuk eden sigorta primlerinin yasal süresi içinde ödenmesi 1687 kanun numarası seçilmek suretiyle yasal süresi içinde Kuruma verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden sigorta primi ve işsizlik sigortası priminin İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanması için, aynı aya ilişkin düzenlenmiş aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk etmiş olup, destek sonrası işveren tarafından ödenmesi gereken sigorta primi ile işsizlik sigortası priminin tamamının yasal süresi içinde ödenmesi gerekmektedir. İşveren tarafından ödenmesi gereken tutarın yasal süresi içinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde işveren desteğinden yararlanılamayacağından, gerek işveren tarafından ödenmesi gereken, gerekse İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanmak üzere tahakkuk eden tutar, gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilecektir. Örnek : D Limited Şirketinde çalışan (B) sigortalısı için 2017/Haziran ayına ilişkin 1687 kanun numarası seçilmek suretiyle düzenlenmiş ve yasal süresi içinde Kuruma verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinden dolayı tahakkuk eden; İşveren tarafından ödenmesi gereken prim tutarı: 750,00 TL İşsizlik Sigortası Fonu hissesi: 666,60 TL olduğu varsayıldığında, işveren tarafından ödenmesi gereken 83,40 TL (750,00-666,60) tutarındaki prim 31/7/2017 tarihine kadar ödendiği takdirde, 666,60 TL İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacaktır. 83,40 TL tutarındaki prim borcunun yasal süresi içinde ödenmediği varsayıldığında 666,60 + 83,40 TL= 750,00 TL tutarındaki prim borcu, tahsil tarihine kadar hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işveren tarafından ödenecektir. Bununla birlikte, işverenlerin bu kapsamdaki sigortalılar için ödeyeceği primlerin İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak tutardan az olması halinde, sadece işverenin ödeyeceği tutar kadar bu destekten yararlanılabilecektir. h) Yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen işveren desteğinden yararlanılabilmesi için, sigortalının işe alındığı işyerinden dolayı Kuruma yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması gerekmektedir. Dolayısıyla, aynı veya farklı sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezinde işlem gören birden fazla işyeri bulunan işverenlerce, söz konusu destekten, yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmayan işyerlerinden dolayı yararlanılabilecek, ancak borcu olan işyerlerince bu borçlar ödenmediği sürece destekten yararlanılamayacaktır. Aylık prim ve hizmet belgelerinin 1687 kanun numarası seçilmek suretiyle gönderilmesi sırasında, Kurum veri tabanından ilgili işyerinin yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunup bulunmadığı sorgulanacak ve yalnızca yasal ödeme süresi geçmiş borcu bulunmayan işyerleri için 1687 kanun numarasının seçilmesine izin verilecektir. Bununla birlikte, gerek on-line tahsilata geçilmeden önce meydana gelen hatalı kayıtlar dolayısıyla, gerekse YTL’den TL’ye geçiş sürecinde yapılan yuvarlamalar dolayısıyla her bir alacak türü yönünden ayrı ayrı olmak üzere 15,00 TL’ye kadar olan alacak asılları sorgulama sırasında dikkate alınmayacaktır. Öte yandan, yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçları bulunmakla birlikte, söz konusu borçları çeşitli kanunlar gereğince yeniden yapılandırılmış veya 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tecil ve taksitlendirilmiş olan işverenler, yapılandırma veya taksitlendirme işlemlerinin devam ediyor olması ve yapılandırma veya taksitlendirme kapsamına girmeyen başka borçlarının bulunmaması kaydıyla söz konusu destekten yararlanabileceklerdir. Diğer taraftan, ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle yeniden yapılandırma veya tecil ve taksitlendirme anlaşmaları bozma koşuluna giren işverenlerin, bozma koşulunun oluştuğu tarihten itibaren 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen sigorta primi desteğinden yararlanmalarına imkan bulunmamaktadır. ı) Çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı yönünde herhangi bir tespitin bulunmaması 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinin ikinci fıkrasında, yapılan kontrol ve denetimlerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıların fiilen çalışmadığı tespit edilen işverenlerin bahse konu işveren desteğinden yararlanmayacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere veya mahkeme ilamına istinaden, 1/6/2017 ila 31/12/2017 tarihleri arasında çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenlerin destekten yararlanması mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere veya mahkeme ilamına istinaden çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenler, 2017 yılında bu destekten yararlanamayacak olup, 2017 yılında işveren desteğinden yararlanılmış olması halinde yersiz yararlanılan destek tutarları gecikme zammı ve gecikme cezası ile birlikte işverenden tahsil edilecektir. Örnek: 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde yer alan işveren desteğinden 2017/Haziran ayından itibaren yararlanmaya başlayan bir işyerinde 30/8/2017 tarihinde Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan denetim sonucunda, 21/6/2017 tarihinde işyerinde çalışmaya başlayan (B) sigortalısının Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiği varsayıldığında, 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde yer alan işveren desteğinden 2017/Haziran ve Temmuz aylarında yersiz yararlanılan işveren desteği tutarları gecikme zammı ve gecikme cezası ile birlikte işverenden tahsil edilecek, ayrıca bu işyerinde 2017/Ağustos ila 2017/Aralık aylarında 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde yer alan işveren desteğinden yararlanılamayacaktır. Bununla birlikte, 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde yer alan destekten yararlanan işverenlerin çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediğinin veya bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırmadığının tespit edilmesi durumunda, 2017 yılında yersiz yararlanılan işveren desteği tutarları gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenlerden tahsil edilecek olup, 2017 yılında usulüne uygun yararlanılan diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimler geri alınmayacaktır. Ancak bu durumda, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden veya mahkeme ilamına istinaden çalıştırdıkları sigortalıları Kuruma bildirmedikleri veya bildirilen sigortalıyı çalıştırmadığı tespit edilen işverenler hakkında 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (ı) ve (i) bentleri, ikinci fıkrası, Ek 2 nci maddesi ile 4447 sayılı Kanunun geçici 10 ve 15 inci maddeleri uyarınca sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerden bir ay/bir yıl süreyle yasaklama işlemi ilgili mevzuatları gereğince yapılacaktır. Buna karşın, Kuruma bildirilmiş olan sigortalıların, bildirim tarihlerinden sonraki prim ödeme gün sayısını veya prime esas kazanç tutarını eksik bildirdiği tespit edilen işverenler, 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen destekten diğer şartları sağlamaları kaydıyla yararlanabileceklerdir. Buna karşın, Kuruma bildirilmiş olan sigortalıların, bildirim tarihlerinden sonraki prim ödeme gün sayısını veya prime esas kazanç tutarını eksik bildirdiği tespit edilen işverenler, 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen destekten diğer şartları sağlamaları kaydıyla yararlanabileceklerdir. Aynı işverenin aynı veya farklı ünite sınırları içinde birden fazla işyeri dosyasının mevcut olması halinde, çalıştıkları halde Kuruma bildirilmemiş sigortalılar veya bildirildiği halde fiilen çalışmayan sigortalılar hangi işyerinde tespit edilmiş ise, 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen destekten yalnızca bu işyerinde çalışan sigortalılardan dolayı yararlanılamayacaktır. Öte yandan, 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde yer alan işveren desteğinden yararlanmayacak olan işverenlerin, söz konusu destekten yararlanmak amacıyla destek kapsamına giren sigortalıları kendisine ait başka bir işyerinden Kuruma bildirdiklerinin tespit edilmesi halinde, bu sigortalılardan dolayı bahse konu işveren desteğinden yararlanılmaması gerektiğinden yararlanılan destek tutarları geri alınacaktır. Çalıştırdığı sigortalıları Kuruma bildirmediği veya bildirilen sigortalıları fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işverenlerin, tespite ilişkin tutanağın/bilgi veya belgenin/mahkeme ilamının ilgili üniteye geç intikal etmesi nedeniyle destekten yersiz yararlanmış olduklarının anlaşılması halinde, bu aylara ilişkin daha önce İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanmış olan tutarlar da gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenlerden tahsil edilecektir. Diğer taraftan, yapılan kontrol ve denetimler ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden veya mahkeme ilamına istinaden; -Alt işverenin çalıştırdığı sigortalıları Kuruma bildirmediğinin/sahte sigortalı bildiriminde bulunduğunun tespit edilmesi halinde, hem kayıt dışı sigortalı çalıştıran/sahte sigortalı bildiriminde bulunan alt işveren hem de asıl işveren, -Asıl işverenin çalıştırdığı sigortalıları Kuruma bildirmediğinin/sahte sigortalı bildiriminde bulunduğunun tespit edilmesi halinde ise yalnızca asıl işveren, bu destekten yararlanamayacaktır. 4. Destekten Yararlanma Süresi 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamına giren sigortalılardan dolayı maddede aranılan diğer şartların sağlanmış olması kaydıyla bu destekten 2017/Haziran ilâ 2017/Aralık ayları/dönemleri arasında yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Bununla birlikte, bu destek uygulamasının 31/12/2017 tarihinde sona ereceği dikkate alındığında, ayın 15’i ilâ takip eden ayın 14’ü arasında çalışmaları karşılığında ücret alan sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenleri açısından 2017/Aralık (15/12-14/1) döneminde bu destekten 17 günlük yararlanılacaktır. 5. İşsizlik Sigortası Fonu Tarafından Karşılanacak Destek Tutarının Hesaplanması 2017/Haziran ilâ 2017/Aralık aylarına/dönemlerine ilişkin olmak kaydıyla 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamına giren sigortalıların destekten yararlanılacak ay/dönemdeki prim ödeme gün sayısının 22,22 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacaktır. Örnek : (M) Anonim Şirketinde 17/7/2017 tarihinde işe alınan ve 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamına giren bir sigortalının ilgili aydaki; Prim ödeme gün sayısının: 15 Prime esas kazanç tutarının ise: 3.000,00 TL olduğu varsayıldığında, bahse konu sigortalı için; 3.000,00 * % 34,5 = 1.035,00 TL destek öncesi işverence ödenmesi gereken sigorta primi tutarı, 3.000,00 * % 3 = 90,00 TL destek öncesi işverence ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi tutarı, 15 * 22,22 = 333,30 TL İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacaktır. Bu durumda, destek sonrası işveren tarafından ödenmesi gereken prim tutarı; (1.035,00 + 90,00) – 333,30 = 791,70 TL olacaktır. 6- Alt İşvereni Bulunan İşyerleri ve Alt İşverenlerle İlgili İşlemler 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen işveren desteğinden alt işverenlerce çalıştırılan ve kapsama giren sigortalılardan dolayı da yararlanılabilecektir. Ancak, kapsama giren sigortalılardan dolayı söz konusu destekten yararlanılabilmesi için, – Asıl işverenin, hem kendi çalıştırmış olduğu sigortalılardan hem de alt işverenlerin çalıştırmış olduğu sigortalılardan kaynaklanan; her bir alt işverenin ise yalnızca kendi çalıştırmış olduğu sigortalılardan kaynaklanan yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının bulunmaması, – Gerek asıl işverence, gerekse alt işverenlerce çalıştırılan ve kapsama giren sigortalının 2016/Aralık ayında bildirilen toplam sigortalı sayısına ilave olması, gerekmektedir. Örnek: (S) Limited Şirketinde (Ç) sigortalısının 15/6/2017 tarihinde işe alındığı ve söz konusu işyeri ile (D) ve (E) alt işverenlerince 2016/Aralık ayında Kuruma bildirilmiş sigortalı sayısının aşağıda belirtildiği şekilde olduğu varsayıldığında, Kuruma bildirilen sigortalı sayısı Asıl İşveren : 10 (D) Alt işvereni : 5 (E) Alt işvereni : 8 Toplam : 23 2016/Aralık ayında toplam 23 sigortalı bildirilmesi nedeniyle (Ç) sigortalısından dolayı, 24 ve üzerinde sigortalı bildirimi yapılan aylarda destekten yararlanılabilecektir. Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanun uyarınca alt işverenler sosyal sigorta yükümlülüklerini asıl işverene ait işyeri dosyası üzerinden yerine getirdiğinden, alt işverenlerin bu destekten yararlanmasında asıl işverenin işyeri tescil tarihine göre bu genelgenin (e) bölümündeki açıklamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır. Söz konusu işveren desteğinden alt işverenlerce çalıştırılan ve maddede öngörülen niteliklere sahip sigortalılardan; hangi alt işverence, kaç sigortalıdan dolayı yararlanılacağı hususu asıl işveren tarafından belirlenecektir. 7- Diğer Teşvik Kanunlarından Yararlanan İşverenlerin 4447 Sayılı Kanunun Geçici 17 nci Maddesinde Yer Alan İşveren Desteğinden Yararlanmalarına İlişkin Usul ve Esaslar 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasında bu maddeyle düzenlenen destek unsurundan yararlanmakta olan işverenlerin; aynı sigortalı için aynı dönemde diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerden yararlanamayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre gerek 5510 sayılı Kanunda gerekse diğer teşvik kanunlarında düzenlenmiş olan sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanmakta olan işverenlerin, bu teşvik, destek ve indirim kapsamına giren sigortalılarından dolayı aynı dönem için ve mükerrer olarak 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen işveren desteğinden yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır. Örnek: Destek kapsamına giren bir işyerinde 7/8/2017 tarihinde işe alınan (D) sigortalısının hem 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi, hem de geçici 17 nci maddesi kapsamına girdiği varsayıldığında bahse konu sigortalıdan dolayı 2017/Ağustos ayında ya 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi ya da geçici 17 nci maddesi kapsamında destekten yararlanabilecektir. 8- Destekten Yararlanmak Amacıyla Yapılacak Olan Başvurunun Şekli ve Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerince/Sosyal Güvenlik Merkezlerince Yapılacak İşlemler 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi kapsamına giren sigortalılardan dolayı işveren desteğinden yararlanılabilmesi için, işverenlerce e-Bildirge kanalıyla başvuruda bulunulması gerekmektedir. İşverenlerce kapsama giren sigortalılara ilişkin e-Bildirge kanalıyla yapılacak başvurular, www.sgk.gov.tr adresinden e-Bildirge sistemi üzerinde “4447/ Geçici 17. Madde İşveren Desteği” menüsü işaretlenmek suretiyle erişilen ekran vasıtasıyla yapılacaktır. Söz konusu ekran vasıtasıyla yapılacak olan tanımlama işlemleri sırasında, Sigortalının; -1/6/2017 ila 31/12/2017 tarihleri arasında işe alınmış olup olmadığı, -İşe giriş tarihi itibariyle Türkiye İş Kurumu’na kayıtlı işsiz olup olmadığı, -İşe giriş tarihi itibariyle, işe alındıkları tarihten önceki üç ayda 10 günden fazla; Kurumumuza verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilip bildirilmediği, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bildirilip bildirilmediği, e-Bildirge sistemince kontrol edilmek suretiyle kapsama giren sigortalıların sisteme tanımlanması sağlanacaktır. İşverenlerce e-Bildirge kanalıyla yapılacak olan tanımlamalar sırasında, kapsama giren sigortalılara ilişkin yukarıda belirtilen kontroller sistem tarafından elektronik ortamda yapılacağından, sigortalılara ilişkin tanımlama işleminin onaylanması halinde, bu nitelikteki sigortalılar için sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine herhangi bir belge ibraz edilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, kapsama giren sigortalıların 2016/Aralık ayında bildirilen toplam sigortalı sayısına ilave olarak çalıştırılıp çalıştırılmadığı hususu aylık prim ve hizmet belgelerinin Kuruma gönderilmesi sırasında tespit edilemediği için, bu husus, aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal verilme süresi sona erdikten sonra, aynı işyerinden aynı aya ilişkin verilen tüm aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısı kontrol edilmek suretiyle tespit edilecektir. Dolayısıyla, kapsama giren sigortalıların, 2016/Aralık ayında bildirilen toplam sigortalı sayısına ilave olarak çalıştırılıp çalıştırılmadığı hususunun işverenlerce takip edilmesi gerekmekte olup, anılan maddede öngörülen destekten bu sebeple yersiz yararlanan işverenlerin listesi Kurum sisteminden alınarak, daha önce İşsizlik Sigortası Fonundan yersiz olarak karşılanmış prim tutarları gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenlerden tahsil edilecektir. 9- 5510 sayılı Kanunun Ek 9 uncu Maddesi Kapsamında On Gün ve Üzerinde Sigortalı Çalıştıran İşverenler 5510 sayılı Kanunun Ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında ev hizmetlerinde 10 gün ve üzerinde sigortalı çalıştıran işverenlerin 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen destekten yararlanılabilmesine ilişkin işlemler, özel sektör işverenleri ve bu işverenlere ait işyerlerinde çalışan sigortalılara ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde uygulanacaktır. 10- Muvazaalı İşlemlerin Önlenmesi10- Muvazaalı İşlemlerin Önlenmesi 10.1- Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad, unvan ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan işyerlerinden İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanan tutarlar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır. 10.2- 9/2/2017 veya sonraki tarihlerde 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi hükmüne uygun nitelikte devir edilen veya mirasçılara intikal eden işyerleri, yeni işe başlayan işyeri olarak kabul edilmeyecektir. 11- Diğer Hususlar 11.1- Aylık prim ve hizmet belgelerini 1687 kanun numarasını seçerek Kuruma gönderen işverenlerin, anılan maddede öngörülen şartları taşıyıp taşımadıkları, ünitelerin sigorta primleri servislerince her ay düzenli olarak kontrol edilecek ve söz konusu destekten yararlanmaması gerektiği halde yararlanmış olan işverenlerle ilgili olarak yersiz yararlanılan prim tutarları gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenlerden tahsil edilecektir. 11.2- 4447 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinde öngörülen destekten yararlanmakta olan bir işyerinin farklı bir sosyal güvenlik merkezine nakli halinde, anılan maddede öngörülen destekten nakil tarihinden önce yararlanılmış sigortalılardan dolayı, nakil tarihinden sonra da yararlanılması mümkün bulunmaktadır. 12- Yürürlük Bu Genelge hükümleri 1/6/2017 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihi itibariyle yürürlüğe girer. 1/2/2017 ila 31/5/2017 tarihleri arasında işe alınan sigortalılar yönünden 2017/10 ve 2017/17 sayılı Genelgeler uygulanacaktır.

4857 Sayılı Kanun Teşviği

1- Genel Açıklamalar: Bilindiği üzere, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesinin 10 uncu fıkrasında, Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranların üstünde özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru çalıştıran işverenlerin kontenjan fazlası işçiler için özürlü ve eski hükümlü çalıştırmakla yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran veya çalışma gücünü % 80’den fazla kaybetmiş özürlüyü çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir özürlü için 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre ödemeleri gereken işveren sigorta prim hisselerinin % 50’sinin kendilerince, % 50’sinin ise Hazinece ödeneceği hükme bağlamış ve sözkonusu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığının 5/12/2003 tarihli, 16-303 Ek sayılı ve 9/3/2005 tarihli, 16-331 Ek sayılı Genelgeleri ile açıklanmıştır. Bu defa, 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesi, 26/5/2008 tarihli ve 26887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi ile değiştirilmiş olup, anılan maddenin; birinci fıkrasında; “İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç özürlü, kamu işyerlerinde ise yüzde dört özürlü ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.” dördüncü fıkrasında; “Yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.” altıncı fıkrasında ise; “Özel sektör işverenlerince bu madde kapsamında çalıştırılan 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi özürlü sigortalılar ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen korumalı işyerlerinde çalıştırılan özürlü sigortalıların, aynı Kanunun 72 nci ve 73 üncü maddelerinde sayılan ve 78 inci maddesiyle belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası özürlü çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir özürlü için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisi Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır. Bu fıkraya göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir.” hükümlerine yer verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesine 5763 sayılı Kanunla getirilen yukarıda belirtilen hükümler, 1/7/2008 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olup, sözkonusu hükümlerin uygulanmasına ilişkin Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüklerimizce yürütülecek işlemler aşağıda açıklanmıştır. 2- 4857 Sayılı Kanunun 30 uncu Maddesinde Düzenlenen Sigorta Primi İşveren Hissesi Teşvikinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar: 2.1- Kapsam; 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine 5763 sayılı Kanunla getirilen sigorta primi işveren hissesi teşviki; özel sektöre ait işyerlerinde çalıştırılan özürlü sigortalıların, sigorta primine esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hisselerinin, anılan maddede belirtilen oran ve şartlar dahilinde Hazinece karşılanmasını düzenlemektedir. Anılan maddenin altıncı fıkrasına göre, yalnızca özel sektör işverenlerince çalıştırılan özürlü sigortalılardan dolayı sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanılması sözkonusu olup, kamu işyerlerinde (genel ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile bunlara bağlı işletmeler, sermayesinin yarısından fazlası bunlara ait olan işyerleri ve diğer kamu işyerlerinde) çalıştırılan özürlü sigortalılar için, bahse konu sigorta prim teşvikinden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Buna göre; mahiyet kodu (1) ve (3) olarak tescil edilen veya resmi nitelikte olduğu halde (2) mahiyet kodu verilen işyerleri kapsama dahil edilmeyecektir. Mahiyet kodu daha önce (1) veya (3) olarak verildiği halde, özel sektör işyeri olduğu iddia edilerek bu Kanunla getirilen teşvikten yararlanmak isteyen işverenlerin durumları üniteler tarafından mevzuat çerçevesinde araştırılacak ve sonucuna göre işlem yapılacaktır. Yine, anılan maddenin dördüncü fıkrası uyarınca, yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılması yasak olduğundan, sözkonusu faaliyetleri yürüten işyerlerinde fiilen yer altı ve su altı işlerinde çalıştırılanlardan dolayı sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanılması mümkün olamayacaktır. 2.2- Özürlü Statüsünde Çalıştırılan Sigortalılara İlişkin Yapılacak Başvurunun Şekli ve İstenilecek Belgeler; 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde düzenlenen teşvikten yararlanmak isteyen işverenlerin; Türkiye İş Kurumu İl/Şube Müdürlüklerinden onaylatacakları ve özürlü statüsünde çalıştırdıkları sigortalıların TC kimlik numarasını, ad-soyadını, İş Kurumuna tescil tarihini, kontenjan dahilinde/korumalı işyerinde/kontenjan fazlası olarak/yükümlü olunmadığı halde çalıştırma durumlarını ihtiva eden (Ek-1)’de yer alan belgenin aslını işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüklerine ibraz etmeleri gerekmektedir. İşyerinde kontenjan fazlası olarak veya yükümlü olunmadığı halde çalıştırılan özürlü sigortalıların, daha sonra kontenjan dahilinde çalıştırılmaya başlanılması durumunda bu değişikliğin yine Türkiye İş Kurumu İl/Şube Müdürlüklerinden onaylatılacak (Ek-1)’de yer alan belge ile belgelenmesi gerekmektedir. İşverenler, işyerinde çalıştırdıkları özürlü sigortalıların tamamının son durumlarını göstermek üzere Türkiye İş Kurumu İl/Şube Müdürlüklerinden onaylatacakları (Ek-1)’de yer alan belgeyi, her yılın Ocak ayı içinde Kuruma ayrıca ibraz edeceklerdir. Korumalı işyerlerinde çalıştırılan özürlü işçilerden dolayı teşvikten yararlanmak isteyen işverenler ayrıca, işyerlerinin korumalı işyeri statüsünde olduğuna ilişkin belgenin aslını veya ilgili Türkiye İş Kurumu İl/Şube Müdürlüğünce onaylanmış suretini işyerinin işlem gördüğü Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğüne ibraz edeceklerdir. 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi 1/7/2008 tarihi itibariyle değiştirildiğinden anılan maddenin değiştirilmeden önceki 10 uncu fıkrası uyarınca teşvikten faydalanmakta olan işverenlerin de, çalıştırmayı sürdürdükleri özürlü sigortalılarından dolayı yeni düzenlemelere göre sigorta primi işveren hissesi prim teşvikinden yararlanabilmeleri için (Ek-1) belgeyi Kuruma vermeleri gerekmektedir. 2008/ Temmuz ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinden başlamak üzere, 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi kapsamında Kuruma bildirilecek olan özürlü sigortalılara ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinden önce, (Ek-1) belgelerinin Kuruma verilmesi gerekmektedir. Sözkonusu belgeler Kuruma ibraz edilmediği sürece anılan maddede düzenlenen sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanılması mümkün olamayacaktır. Örnek 1- Özürlü işçi çalıştırmakla yükümlü olmayan işveren tarafından 18/8/2008 tarihinde işe başlatılan özürlü bir sigortalı için, 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi kapsamında sigorta primi işveren hissesi teşvikinden faydalanılmak istenildiği varsayıldığında, 2008/Ağustos ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresi içinde Kuruma verilmesinden önce bu sigortalıya ilişkin (Ek-1)’de yer alan belgenin işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğüne ibraz edilmesi halinde, sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanılabilecektir. Yer altı ve su altı işleri ile iştigal edilen işyerlerinde, madde kapsamına girecek nitelikte özürlü işçi çalıştırıldığından bahisle 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi kapsamındaki sigorta primi işveren hissesi teşvikinden faydalanılmak istenilmesi halinde, bahse konu özürlü sigortalıların fiilen yer altı ve sualtı işlerinde çalıştırılmadıklarının iş sözleşmesi ile ayrıca belgelenmesi gerekmektedir. 2.3- Başvuru Üzerine Sosyal Güvenlik İl/ Merkez Müdürlüklerince Yapılacak İşlemler; 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde öngörülen sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanılabilmesi için, özürlü sigortalılara ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin; • Aynı il sınırları içinde elli veya daha fazla sigortalı çalıştıran işyeri işverenlerince, kontenjan dahilinde çalıştırdıkları özürlü sigortalılar için 14857 sayılı Kanun türü, kontenjan fazlası olarak çalıştırdıkları özürlü sigortalılar için 54857 sayılı Kanun türü, • Korumalı işyeri işverenlerince, 14857 sayılı Kanun türü, • Özürlü sigortalı çalıştırmakla yükümlü olmayan işverenlerce ise, 54857 sayılı Kanun türü, seçilmek suretiyle, Kurumumuza gönderilmesi gerekmektedir. Aylık prim ve hizmet belgelerinin 14857 veya 54857 sayılı Kanun türü seçilmek suretiyle Kurumumuza gönderilebilmesi için, işverenlerin, (Ek-1)’de yer alan belge ile birlikte işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğüne müracaat etmeleri gerekmektedir. Yapılan müracaatlar üzerine, sistem üzerinde gerekli kodlamanın yapılması amacıyla sözkonusu belge, supervizöre intikal ettirilecektir. Supervizör tarafından işveren sistemi ana menüden 9-1-3-10 nolu seçenekler işaretlenmek suretiyle erişilen “4857/30. MADDE KAPSAMINDA ÖZÜRLÜ SİGORTALI ÇALIŞTIRAN İŞYERLERİ GİRİŞ” menüsü vasıtasıyla İşlem Kodu : _ (E=Ekleme, I=İnceleme, S=Silme) İşyeri Sicil No : _ ____ 01 __ _______ 006 __ – __ İşyeri Ünvanı : Hazine Payı : _ (1:Kontenjan dahilinde/Korumalı İşy.Özürlü Sigortalı-%100 2:Zorunluluk Dışı Özürlü Sigortalı-%50) Başvuruda bulunan işverene ait işyeri sicil numarası sisteme girildikten sonra, • % 3 oranında özürlü çalıştırmakla yükümlü olan özel sektör işyerleri ile korumalı işyerleri için Hazine Payı bölümüne 1 kodu (“Hazine Payı : 1 Kontenjan dahilinde/Korumalı İşy.Özürlü Sigortalı-%100)”, • Özürlü sigortalı çalıştırmakla yükümlü olmadığı halde özürlü sigortalı çalıştıran işyerleri için Hazine Payı bölümüne 2 kodu (Hazine Payı : 2 Zorunluluk Dışı Özürlü Sigortalı-%50), verilecektir. Sistem üzerinde gerekli kodlama yapıldıktan sonra, başvuru formu işyeri dosyasında muhafaza edilmek üzere Sigorta Primleri Servisine gönderilecektir. 2.4- Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin Verilmesi, Hazinece Karşılanacak Olan İşveren Hissesi Sigorta Priminin Hesaplanması ve Primlerin Ödenmesi; 2.4.1. Aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmesi; 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde öngörülen sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanmak amacıyla yapılan başvurular üzerine 2.3 nolu bölümde açıklandığı şekilde gerekli kodlama yapıldıktan sonra, • Aynı il sınırları içinde elli veya daha fazla sigortalı çalıştıran işyeri işverenleri, kontenjan dahilindeki özürlü sigortalılarını 14857 sayılı Kanun türünü seçmek suretiyle sigorta primi işveren hissesi teşvikinden % 100 oranında, kontenjan haricindeki özürlü sigortalılarını 54857 sayılı Kanun türünü seçmek suretiyle sigorta primi işveren hissesi teşvikinden % 50 oranında, • Korumalı işyeri işverenleri, 14857 sayılı Kanun türünü seçmek suretiyle sigorta primi işveren hissesi teşvikinden % 100 oranında, • Özürlü sigortalı çalıştırmakla yükümlü olmayan işverenleri ise, 54857 sayılı Kanun türünü seçmek suretiyle sigorta primi işveren hissesi teşvikinden % 50 oranında, İstifade edeceklerdir. Örnek-1 Ankara ilinde faaliyet göstermekte olan (B) Limited Şirketinin 6 tanesi özürlü statüsünde olmak üzere toplam 56 sigortalı çalıştırdığı varsayıldığında, sözkonusu işyeri işvereninin çalıştırmakla yükümlü olduğu özürlü sigortalı sayısının 2 olması nedeniyle, aylık prim ve hizmet belgelerinin, özürlü sigortalılardan 2’si için 14857 sayılı Kanun türü, diğer 4 özürlü sigortalı için 54857 sayılı Kanun türü seçilmek suretiyle gönderilmesi gerekmektedir. Örnek 2- Balıkesir ilinde faaliyet gösteren (D) Anonim Şirketinin 3’ü özürlü statüsünde olmak üzere toplam 17 sigortalı çalıştırdığı varsayıldığında, sözkonusu işverenin, özürlü sigortalı çalıştırma yükümlülüğü bulunmadığından, bahse konu 3 özürlü sigortalıya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesini 54857 sayılı Kanunu türünü seçmek suretiyle göndermesi gerekmektedir. 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi kapsamındaki sigorta primi işveren hissesi teşvik hükümleri, 1/7/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olup, bu kapsamda alınacak ilk aylık prim ve hizmet belgesi 2008/Temmuz ayına ilişkin olacaktır. Bahse konu sigorta primi işveren hissesinin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca vermeleri gereken aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde Kuruma vermeleri gerekmektedir. Aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi geçtikten sonra verilmesi halinde, anılan maddede belirtilen işveren hissesi sigorta primi teşvikinden yararlanılamayacaktır. İşverenlerin, 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi kapsamına giren sigortalılara ilişkin düzenledikleri asıl veya ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde e-Bildirge ortamında Kurumumuza göndermiş olmalarına karşın, daha sonra aynı dönemlere ilişkin yasal süresi dışında asıl veya ek nitelikte aylık prim ve hizmet belgesi verilmesi veya bu belgelerin Kurumca re’sen düzenlenmesi durumunda, sonradan verilen veya Kurumca re’sen düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı teşvik hükümlerinden yararlanılmasına imkan bulunmamaktadır. Bu durumda sonradan verilen belgelerdeki sigorta primlerinin sigortalı ve işveren hisselerinin tamamının gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsili cihetine gidilecektir. 2.4.2. Hazinece karşılanacak olan işveren hissesi sigorta priminin hesaplanması; 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde, özel sektöre ait; • Korumalı işyerlerinde çalıştırılan özürlü sigortalılar ile aynı il içinde elli veya daha fazla işçi çalıştırılmasından dolayı yüzde üç oranında kontenjan dahilinde çalıştırılması gereken her bir özürlü sigortalı için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamının, • Elli veya daha fazla sigortalı çalıştıran işverenlerin kontenjan fazlası olarak çalıştırdıkları özürlü sigortalılar ile yükümlü olmadıkları halde özürlü sigortalı çalıştıran işverenlerin çalıştırdıkları her bir özürlü sigortalı için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisinin, Hazinece karşılanması öngörülmüştür. Buna göre; • 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 14 üncü maddesine istinaden çıkarılan Korumalı İşyerleri Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde, normal işgücü piyasasına kazandırılmaları güç olan özürlüler için meslekî rehabilitasyon ve istihdam oluşturmak amacıyla Devlet tarafından teknik ve malî yönden desteklenen ve çalışma ortamının özel olarak düzenlendiği işyeri olarak tanımlanan Korumalı işyerlerinde ve aynı il içinde elli veya daha fazla işçi çalıştırılması nedeniyle çalıştırmakla yükümlü olunan özürlü sigortalılara ilişkin prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamının, • Yükümlü olmadığı halde veya kontenjan fazlası olarak (yükümlü olunandan fazla) özürlü sigortalı çalıştıran işverenler, çalıştırdıkları özürlü sigortalılara ilişkin prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisinin, Hazinece karşılanması suretiyle teşvikten yararlandırılacaktır. Örnek 1- (C) Kollektif Şti.’nin iş kazası ve meslek hastalığı prim nispetinin (2), çalıştırdığı toplam sigortalı sayısının 100 ve bu sigortalılardan 7 sinin özürlü olduğu ve her bir özürlü sigortalıdan dolayı Kuruma bildirilen SPEK tutarının 800,00 TL olduğu varsayıldığında, Teşvik dikkate alınmadan özürlü sigortalı için ödenmesi gereken sigorta prim tutarı; İşveren Hissesi : 34 (prim nispeti) – 14 (sigortalı hissesi) = % 20 800,00 TL x 20 / 100 = 160,00 TL Sigortalı Hissesi: 800,00 TL x 14 /100 = + 112,00 TL Toplam ödenecek prim: 272,00 TL * Kontenjan dahilinde çalıştırılan 3 özürlü sigortalının her biri için, Hazinece karşılanacak olan tutar; (1/7/2008-31/12/2008 dönemi için SPEK aylık alt sınırı: 638,70 TL) SPEK alt sınırı x İşveren Hissesi/100 = Hazinece karşılanacak tutar 638,70 TL x 20/100 = 127,74 TL İşverence ödenecek tutar; (İşveren Hissesi – Hazinece Karşılanacak Olan Tutar) + Sigortalı Hissesi (160,00 TL – 127,74 TL) + 112,00 TL = 144,26 TL olacaktır. * Kontenjan fazlası olarak çalıştırılan (7 – 3) = 4 özürlü sigortalının her biri için, Hazinece karşılanacak olan tutar; SPEK alt sınırı x İşveren Hissesi x % 50 = Hazinece karşılanacak tutar 638,70 TL x 20 / 100 x 50 / 100 = 63,87 TL İşverence ödenecek tutar; (İşveren Hissesi – Hazinece Karşılanacak Olan Tutar) + Sigortalı Hissesi (160,00 TL – 63,87 TL) + 112,00 TL = 208,13 TL olacaktır. 2.4.3. Primlerin ödenmesi; 4857 sayılı Kanun türü (14857 ve 54857) seçilmek suretiyle yasal süresi içinde Kuruma verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk etmiş sigorta primlerinin işveren hissesine ait kısmının Hazinece karşılanabilmesi için, aynı aya ilişkin gerek 4857 sayılı Kanun türü seçilerek, gerekse Kanun türü seçilmeksizin düzenlenmiş aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk etmiş sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden kısmı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine isabet eden kısmın tamamının ödenmesi gerekmektedir. Sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden kısmı ile işveren tarafından ödenmesi gereken (Hazinece karşılanmayan) tutarının, yasal süresi içinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, gerek işveren tarafından ödenmesi gereken kısma, gerekse Hazine tarafından karşılanması gereken kısma isabet eden gecikme cezası ve gecikme zammı, işverenden tahsil edilecektir. Örnek 1- Kontenjan dahilinde çalıştırılan özürlü sigortalıya ilişkin 2008/ Ağustos ayına ait 14857 sayılı Kanun türü seçilmek suretiyle düzenlenmiş ve yasal süresi içinde Kuruma verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgesinden dolayı tahakkuk eden tutarın aşağıda belirtildiği şekilde olduğu ve işveren tarafından ödenmesi gereken tutarın yasal süresi dışında ödenmek istenildiği varsayıldığında, Sigorta primine Hazinece karşılanacak İşveren tarafından esas kazanç: tutar: ödenmesi gereken tutar: 800,00 TL 124,55 TL 143,45 TL 143,45 TL borç aslı ile birlikte, ödemenin yapıldığı tarihe kadar 124,55 TL + 143,45 TL = 268,00 TL’ye isabet eden gecikme cezası ve gecikme zammı işveren tarafından ödendiği takdirde, 124,55 TL tutarındaki sigorta primi Hazinece karşılanacaktır. Örnek 2- Yukarıda belirtilen örnekteki işveren tarafından ödenmesi gereken 143,45 TL tutarındaki kısmın 140,00 TL’sinin yasal süresi içinde ödendiği, kalan kısmının ise yasal süresi dışında ödenmek istenildiği varsayıldığında, bu defa 3,45 TL borç aslı ile birlikte, ödemenin yapıldığı tarihe kadar 124,55 TL + 3,45 TL = 128,00 TL’ye isabet eden gecikme cezası ve gecikme zammı işveren tarafından ödendiği takdirde, 124,55 TL tutarındaki sigorta primi Hazinece karşılanacaktır. 2.5- Diğer Teşvik Kanunlarından Yararlanan İşverenlerin Özürlü istihdamı Teşvikinden Yararlanmaları; Diğer teşvik Kanunlarına istinaden sigorta primi işveren hissesi teşviki uygulamasından yararlanmakta olan işverenlerin, teşvik kapsamına giren özürlü sigortalılarından dolayı aynı dönem için ve mükerrer olarak 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde öngörülen teşvikten yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır. Örnek- (D) Anonim Şirketinin, ilk kez sigortalı olarak çalışmaya başlayacak olan 22 yaşındaki özürlü bir kişiyi 15/8/2008 tarihinde işe aldığı varsayıldığında, sözkonusu sigortalıdan dolayı gerek 4447 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesine gerekse 4857 sayılı Kanunun değişik 30 uncu maddesine istinaden sigorta primi işveren hissesi teşviki şartlarını taşıyan sigortalısından dolayı aynı dönem için ancak bir teşvik uygulamasından faydalanması sözkonusu olacaktır. 3- Diğer Hususlar: 3.1.4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre, aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin, çalıştırmakla yükümlü olduğu özürlü işçi sayısının tespitinde toplam işçi sayısı dikkate alındığından, kontenjan dahilinde özürlü sigortalı çalıştırılmasının sözkonusu olduğu durumlarda özürlü sigortalı hangi işyerinde fiilen çalıştırılıyor ise o işyerinden Kuruma bildirimi yapılacaktır. Örnek- Aynı işverene ait Ankara ilinde faaliyet gösteren konfeksiyon işyerinde 65, market işyerinde 22 sigortalının çalıştırıldığı varsayıldığında; işverenin özürlü sigortalı çalıştırma yükümlülüğünün tespitinde aynı il sınırları içindeki her iki işyerinde çalıştırılan işçilerin toplamı dikkate alındığından, örnekteki işveren yönünden bu sayı 87 olacaktır. İlgili mevzuat gereği buna göre hesaplanan kontenjan dahilindeki özürlü sigortalı fiilen hangi işyerinde istihdam ediliyor ise o işyerinden Kuruma bildirimi yapılacaktır. 3.2 506 sayılı Kanun kapsamına girecek nitelikte özürlü sigortalı çalıştırılmadığının veya sigorta primi işveren hissesi teşvikinden % 50 oranında yararlanılması gerektiği halde % 100 oranında yararlanıldığının anlaşılması halinde, evvelce Hazine tarafından yersiz olarak karşılanmış olan sigorta prim tutarları, anılan Kanunun 80 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle ödeme vadesinin bittiği tarihi takip eden aydan başlanarak hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenlerden tahsil edilecektir. 3.3. Aylık prim ve hizmet belgelerini, 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde öngörülen sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanabilmek amacıyla 14857 veya 54857 sayılı Kanun türünü seçmek suretiyle gönderen işyerlerinin listesi alınarak, bu işyerlerinde anılan Kanun maddesinde belirtildiği şekilde özürlü sigortalı çalıştırıp çalıştırılmadığı veya sigorta primi işveren hissesi teşvikinden % 50 oranında yararlanması gerektiği halde % 100 oranında yararlanan işyerlerinin bulunup bulunmadığı ya da Türkiye İş Kurumu İl/Şube Müdürlüklerince bildirilen kişiler haricinde bildirimi yapılan kişilerin bulunup bulunmadığı, aylık prim ve hizmet belgeleri ile Türkiye İş Kurumu İl/Şube Müdürlüklerince onaylanmış (Ek-1) belgeleri karşılaştırılmak suretiyle her ay düzenli olarak kontrol edilecek ve sonucuna göre işlem yapılacaktır. 3.4- 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde öngörülen sigorta primi işveren hissesi teşvikinden yararlanmakta olan işverenlerin, her yılın Ocak ayında özürlü sigortalı çalıştırdıklarına dair (Ek-1) belgelerini Türkiye İş Kurumu İl/ Şube Müdürlüklerinden onaylatarak işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğüne ibraz etmeleri gerektiğinden, bu belgelerin her yılın Ocak ayında ibraz edilmemesi halinde, aylık prim ve hizmet belgelerinin 14857 veya 54857 sayılı Kanun türü seçilerek gönderilmesinin engellenmesi amacıyla daha önce verilmiş olan “kod” ilgili ünitece kaldırılacak ve bahse konu belgenin yeniden ibrazına kadar bu işverenler söz konusu Kanunda öngörülen teşvikten yararlandırılmayacaktır. 3.5. 14857 ve 54857 sayılı Kanun çeşidi seçilmek suretiyle düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinden dolayı tahakkuk eden işsizlik sigortası primleri hakkında, sigorta primi işveren hissesi teşviki uygulanmayacaktır. 3.6. Sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışanlar, topluluk sigortasına tabi olanlar, yurt dışında çalışan sigortalılar, aday çırak, çırak ve öğrenciler için 14857 ve 54857 sayılı Kanun çeşidi seçilemeyecektir. 3.7. Hazinece karşılanan sigorta primleri, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacaktır. 3.8. 4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi kapsamına giren sigortalılara ilişkin sigorta primlerinin işveren hissesi Hazinece karşılanabilmesi amacıyla Muhasebe Servislerince yapılacak olan işlemler, Strateji Geliştirme Başkanlığı Bütçe ve Muhasebe Daire Başkanlığınca ayrıca açıklanacaktır. 3.9. Devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığınca yayımlanan 5/12/2003 tarihli, 16-303 Ek sayılı ve 9/3/2005 tarihli, 16-331 sayılı Genelgeler 31/7/2008 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yapılmasını rica ederim. Ek:1- 4857 sayılı İş Kanunun 30 uncu maddesine göre özürlü sigortalı çalıştıran işverenlere Türkiye İş Kurumunca verilecek belge TÜRKİYE İŞ KURUMU…………………………….. İL/ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ 4857 sayılı İş Kanunun 30 uncu Maddesine Göre Özürlü Çalıştıran İşverenlere Sigorta Primi İşveren Hissesi Teşvikinden Yararlanmak Amacıyla Verilecek Belge İşverenin Ad-Soyadı / Unvanı : (Ait Olduğu Ay/Yıl : ………………../200…..) İşyeri Sicil No : İşyeri Adresi : İşyerinde Çalıştırılan Özürlünün Kontenjan Dahilinde Çalıştırılmaktadır Korumalı İşyerinde Çalıştırılmaktadır. Kontenjan Fazlası Olarak veya Yükümlü Olunmadığı halde Özürlü Statüsünde Çalıştırılmaktadır. TC Kimlik No Adı-Soyadı İş Kurumuna Tescil Tarihi AÇIKLAMA: ONAY 1- Hiçbir sütun boş bırakılmayacak, kullanılmayan sütunlar (0) ile kapatılacaktır. 2- Hangi kapsamda çalıştığı (*) ile işaretlenecek, diğer sütunlar (0) ile kapatılacaktır. İl/Şube Müdürlüğü 3- Kontenjan fazlası olarak veya yükümlü olunmadan çalıştırılanlara ilişkin belge düzenlenmiş olanlar Kontenjan dâhilinde çalışmalarını sürdürdüğü takdirde belge tekrar verilecektir 4- İşten çıkışlar için belge verme zorunluluğu bulunmamaktadır. 5- İşe tekrar girişlerde belge yeniden düzenlenecektir.

Asgari Ücret Destek Teşviği

Bildiğiniz üzere asgari ücret desteği 2017 yılı içinde uygulanmaya devam edecek bu destekten aşağıdaki belirtilen kazanca sahip sigortalılar faydalanacaktır. 01/01/2017 tarihinden önce tescil edilmiş olan işyerlerinde, 2016 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olup prime esas günlük kazancı 110 TL (Aylık 3.300 TL) ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2017 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde uzun vadeli sigorta kollarından bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısı asgari ücret desteğinden yararlanılacak prim ödeme gün sayısı olarak dikkate alınacaktır.

Yurt içi ve Yurt dışı Emeklilik Kanunu Danışmanlığı

Yurt İçi Emeklilik

• Önce ilk aşamada kişinin doğumundan, SGK 4A, 4B, 4C Giriş ve Hizmet Süreleri hesaplanır. • Emekliliği hak etme şartları araştırılır ve incelenir. • Emeklilik Tarihi hesaplanması yapılır. • Emeklilik Maaşı hesaplanması yapılır. • Emeklilik işlemleri için Vekâletname verilir. Vekâlet verecek Kişi Yurtdışında ise Vekalet, T.C. Başkonsolosluğu aracılığı ile Genel Vekaletname verilir ve tarafımıza Posta veya Kargo aracılığı ile gönderilir. • Emekliliğe Başvurma Dosya Takip İşlemleri • Yurtdışı ve Yurt İçi Hizmet Sürelerinin Birleştirilmesi • Askerlik Borçlanması Yapılması • Bayan ise doğum borçlanma şartlarını yerine getiriyorsa doğum borçlanması yapılması • Tutukluluk ve gözaltında geçen süreler var ise Borçlanma yapılması ve dava açılması

Yurt Dışı Emeklilik

3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun mülga 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında “istek sahipleri, tahakkuk ettirilen döviz borçlarını T.C. Merkez Bankasına veya yetkili bankalara satmak, karşılığı Türk Parasının borçlanma işlemini yürüten sosyal güvenlik kuruluşuna intikali hususunda bankaya talimat vermek, döviz alım bordrosunun bir nüshasını sosyal güvenlik kuruluşuna ibraz etmek suretiyle mükellefiyetlerini yerine getirmiş olurlar.” hükmü yer almakta idi. 08/05/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanunun 79 uncu maddesi ile 3201 sayılı Kanunda yer alan döviz ibareleri ile döviz satma ve döviz alım bordrosunun sosyal güvenlik kuruluşuna ibraz edilmesini öngören Kanunun 4 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Uygulamada karışıklığa meydan vermemek için, 08/05/2008 tarihinden önce yurtdışı borçlanması için müracaat edenlerin tahakkuk ettirilen borçlarına ilişkin dövizi T.C. Merkez Bankasına veya yetkili bankalara satmaları ve döviz alım bordrosunu Kuruma ibraz etmeleri zorunluluğu devam ettirilmiştir. 02/05/2014 tarihi itibariyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yurtdışı borçlanması yapanların ödeme işlemlerinde de online tahsilata geçilmesi sebebiyle bankalarla yaşanabilecek sıkıntıların önlenmesi için 08/05/2008 tarihinden önce borçlanma talebinde bulunanlardan, borç tahakkuku yapılmış ancak borcunu henüz ödememiş olanlar ile borç tahakkuku yapılacak olanların döviz bozdurma ve döviz alım bordrosunu ibraz etme zorunluluğunun kaldırılmasına ihtiyaç duyulmuştur. 08/05/2008 tarihinden önce borçlanma talebinde bulunanlardan henüz borç tebligatı gönderilmeyenlere borçları ABD Doları olarak bildirilmeye devam edilecek ancak ABD Doları olarak bildirilen borçlar, döviz bozdurulmadan doğrudan ödeme tarihindeki Merkez Bankası ABD Doları alış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenecektir. Örnek: 25/06/2006 tarihinde 01/01/1996-31/12/2005 süresi için tahakkuk eden 3600 x 3,5 = 12600 ABD Doları borçlanma tutarını 07/07/2014 tarihinde ödemek isteyen talep sahibi, döviz bozdurmadan borcunu bu tarihteki Merkez Bankası ABD Doları alış kuru olan 2,1316 TL üzerinden 12600 x 2,1316 = 26858,16 TL’yi ödeyerek yükümlülüğünü yerine getirmiş olacaktır. Bu itibarla 08/06/2011 tarihli ve 2011/48 sayılı Genelgenin “Ortak ve Diğer İşlemler” başlıklı dördüncü bölümünün “5. Kazanılmış haklar” maddesinin dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak, 08/05/2008 tarihinden önce borçlanma talebine istinaden ABD Doları olarak bildirilen borcunu döviz satarak karşılığı Türk Lirası Kurum hesaplarına geçenlerin işlemleri yürürlükten kaldırılan bu maddede belirtilen usullere göre sonuçlandırılacaktır.

Hizmet Birleştirme İşlemleri 4A, 4B, 4C

Ülkemizde Sosyal Güvenlik Reformundan önce 01.10.2008'de yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunundan önce ülkemizde üç ayrı sosyal güvenlik kuruluşu faaliyet gösteriyordu. SSK(4a), BAĞKUR (4b), EMEKLİ SANDIĞI(4c) bu kurumlarda geçen süreler hizmet birleştirilmesi ile birlikte değerlendiriliyordu. Hizmet birleştirmesi kişinin çalıştığı yıllar içerisinde birden fazla sosyal güvenlik kurumuna hizmeti varsa uygulanır. 1.10.2008 tarihinden sonra sosyal güvenlik reformu ile üç ayrı kurum tek çatı altında birleştirildi. Böylece 1.10.2008'de yayınlanan 5510 sayılı kanundan sonra 2829 sayılı Hizmetlerin Birleştirilmesi Kanunu yürürlükten kaldırıldı. Fakat 5510 sayılı kanun yürürlüğe girmeden önce sigortalı olanların veya 01.10.2008 tarihinden sonra aylık talebinde bulunanlardan , farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi çalışması olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanunun, mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit edileceği ve bunlar hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici maddelerindeki hükümlerin uygulanacağı bilinmektedir.. Yine, 1479 ve 2926 saylı kanunlara tabi geçen hizmetler için prim borcu olmaz ise hizmetlerin diğer çalışılan kurumların hizmetleri ile birleştirileceği de hükme bağlandı. Hizmetlerin Birleştirilmesinde; • T.C. Emekli Sandığına, • Sosyal Sigortalar Kurumuna, • Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumuna, • 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununu geçici 20 inci maddesine göre kurulan emekli sandıklarına, tabi çalışmalar dikkate alınır. Kanunda birleştirilemeyecek sürelerde vardır .1479 sayılı Bağ-Kur Kanunun ek geçici 4. maddesine göre isteğe bağlı sigortalıların geriye doğru yaptıkları 10 yıllık borçlanma karşılığı kazanılan hizmet süreleri diğer kurum ve sandıklardan aylık bağlanması halinde bu kurumlarda geçen hizmetlerle birleştirilmez. Ancak, Bağ-Kur’dan aylık bağlanması halinde diğer kurum ve sandıklardaki hizmetlerle birleştirilir. Sosyal Güvenlik Kurumlarından birine ilk defa sigortalı olunan tarih, diğer kurumlarda da sigortalılık süresinin başlama tarihi olarak kabul edilir. Emeklilik veya yaşlılık aylığına hak kazanılıp, kazanılmadığının tespitinde 18 yaşın doldurulduğu tarih sigortalılığın başlangıcı olarak esas alınır. 18 yaşından önceki sürelerin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesinde de istisnalar vardır. Nisan 1981 öncesinde 18 yaşın altında geçen çalışma süreleri de emeklilik hesabında başlangıç kabul edilir. Şöyle ki, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa 1425 sayılı Kanunla eklenen Ek 7. Maddeye göre bir meslek öğrenimi görerek, meslekleri ile ilgili görevlerde mahkeme kararı ile reşit sayılarak kalanlar yani devam edenlerin 18 yaşından önceki süreleri de emeklilik başlangıcı olarak kabul edilir. Ayrıca 01.4.1981 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Kurumunda 18 yaşın doldurmadan önce sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanlarında başlangıcı ilk primin yattığı tarih olarak dikkate alınır. Hizmet birleştirilmesinde, her yıl 360 gün, her ay 30 gün olarak hesaplanır. Birleştirilen hizmet sürelerinin toplamına itibari hizmet süreleri, prim ödenmemiş süreler ve aynı tarihlere rastlayan süreler eklenmez.Görevden dolayı meydana gelen malullük ve ölüm ile iş kazaları ve meslek hastalıkları hallerinde hizmet birleştirmesi hükümleri uygulanmaz. Hizmet birleştirmesi başvurusu sigortalının emeklilik, malullük, yaşlılık ve ölümleri halinde ve aylığa hak kazanılmış olması koşuluyla yapılır. Hizmet birleştirilmesi talebi aylığa katılacak kurumlardan herhangi birine yapılır. Başvuruyu alan kurum, ilgilinin diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerini ve kendi mevzuatına göre gerekli tahsis belgelerini temin eder. Ancak, aylığın diğer bir kurum tarafından bağlanması gerektiğinin anlaşılması halinde, yazılı başvurunun aslı ve o zamana kadar temin edilmiş olan tahsis belgeleri ile birlikte kendisinde geçmiş hizmet sürelerini ve gerekli ise kazanç durumunu aylığı bağlayacak Kuruma bildirir.Eğer aylık bağlanmasına hak kazanılmamışsa hizmet birleştirme talebi reddedilir ve birleştirme yapılmaz. Sosyal Güvenlik Kurumu SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığını birleştirerek tek çatı altında topladığından artık aylığı Sosyal Güvenlik Kurumu bağlayacaktır. Ancak söz konusu kurumlar birleşmeden önce, hizmet birleştirmesi halinde aylığı bağlayacak kurum sigortalının geriye doğru prim veya kesenek ödeyerek geçirdiği son yedi yıllık fiili hizmet süresi esas alınmakta, aylığın bağlanıp ödenmesi işlemi, bu yedi yıllık süre içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca ve o kurumun kendi mevzuatına göre yapılmaktaydı, Halen de böyle devam ediyor. Emeklilik dilekçenizi verdiğinizde son yedi yılın 3.5 yılı hangi kuruma prim yatıyorsa o kurumdan emekli oluyorsunuz. Malulen emeklilik, ölüm nedeniyle dul ve yetim aylığına hak kazanma, yaş haddi sebebiyle re’sen emekliye sevk edilme ,sigortalıların bağlı oldukları sosyal güvenlik kurumlarının kanunla değiştirilmesi, hallerinde, sigortalılara ve hak sahiplerine son yedi yıllık hizmet sürelerinin sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanır. Son defa tabi olunan kurum dışındaki kurumlarca aylık bağlanması gerektiğinde, aylığı bağlamaya yetkili kurum mevzuatında belirtilen şartların yerine getirilmiş olması gerekiyordu. Ancak, T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerde çalışmakta olanlardan kurumlarınca yaş haddinden, resen ve istekleri üzerine emekliye sevk edilecekler için 5434 sayılı kanunun emekliye sevkle ilgili hükümleri uygulanır. Ayrıca emeklilik dönemi geldiğinde hizmetlerini tasfiye edenler ihya yaparak günlerini canlandırıp diğer hizmetleri ile birleştirebilirler. Tüm borçlanmalar ve fiili hizmet zamları hizmet birleştirmelerinde dikkate alınır. Hizmet süreleri birleştirilirken aynı tarihlerde çakışan süreler varsa biri dikkate alınır.İtibari hizmet süreleri ve prim ödenmemiş süreler hizmet birleştirmede dikkate alınmaz.

Doğum Borçlanması

Doğum borçlanması nasıl yapılır? Doğum Borçlanması bir hizmet borçlanması türüdür. Kanun gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4/a (eski adıyla SSK) statüsü kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreleri, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82. maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın yüzde 32'si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır. Doğum borçlanmasının sigortalıya faydaları nelerdir? 1 Ekim 2008 itibariyle uygulamaya giren doğum borçlanması, erkekler için uygulanan askerlik borçlanmasına benzer bir şekilde düşünüldü. Doğum yaptığı için çalışma hayatının ve dolayısıyla sosyal güvencenin dışında kalmış annelere, iki çocuk için ikişer yıldan 4 yıl borçlanma hakkı tanındı. Böylece çocuk sahibi olmanın anneler için bir dezavantajı giderilirken, çocuklarına zaman ayırmaları da teşvik edilmiş oldu. İlgili kanuna göre doğum borçlandırması yapan kişinin prim gün sayısına eklenerek emekliliğine daha erken kavuşması sağlanıyor. Doğum borçlanması nasıl hesaplanır? Doğum borçlanması, sigortalıların veya hak sahiplerinin prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın yüzde 32’si üzerinden hesaplanmaktadır. Hesaplama, borçlanma yapılmak istenildiği dönemde geçerli prime göre esas günlük kazancın alt ve üst sınırlarından yapılmaktadır. Doğum izni süresinin sadece bir kısmını borçlanabilir miyim? Emeklilik için her zaman uzun sürelerin borçlanmasına ihtiyaç olmayabilir. Bu nedenle doğum izni süresinin tamamı yerine sadece bir kısmını borçlanabilirsiniz. Örneğin yaşlılık aylığı için 100 güne ihtiyacınız varsa doğum izni sürenizin iki ayını borçlanmanız yeterli olacaktır. Daha önce doğum borçlanması yaptım. Yeniden yapabilir miyim? En fazla iki ayrı doğum izni için borçlandırma yapabilirsiniz. Eğer daha önce doğum izni sürenizin tamamı yerine sadece bir kısmını borçlandıysanız doğum sürenizin kalanı için de yeniden doğum borçlanması yapabilirsiniz. Bunun için tekrar başvuru yapmanız gerekmektedir. Doğum borçlanması nasıl yapılır? Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum izni ya da analık izni süreleri örneği SGK tarafından hazırlanan hizmet borçlanması başvuru belgelerine göre sigortalılar ve hak sahipleri tarafından sosyal güvenlik il müdürlükleri veya sosyal güvenlik merkezlerine yapılır. Borçlanma sonucu çıkan primler ne zaman ödenmeli? Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hesaplanan prim borcunun ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içersinde ödenmesi gerekmektedir. Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise, yeniden başvuru yeterlidir ve herhangi bir cezai şartı yoktur. Primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz. Doğum borçlanması için ödediğim primleri geri alabilir miyim? Doğum borçlanmanızın emeklilik tarihinizi etkilemediğini fark ettiyseniz ya da herhangi farklı bir nedenle Sosyal Güvenlik Kurumuna ödediğiniz doğum borçlanması primlerinizi geri almanız mümkün değildir. Dolayısıyla borçlanma yapmadan önce durumunuzu gözden geçirip iyi bir araştırma yapmanız faydalı olacaktır.

Askerlik Borçlanması

Askerlik borçlanması nedir? Askerlik borçlaması, sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanların, er veya erbaş olarak silah altında veya Yedek Subay Okulu’nda geçen sürelerinin tamamı veya bir kısmı kendilerinin veya hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı talepte bulunmaları ile borçlandırılmasıdır. Er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen sürelerin borçlandırılması mümkündür. Askerlik yapmayanlar, askerlikten muaf tutulanlar askerlik borçlanması yapamazlar. Askerlik borçlanması en fazla askerlik süresi kadar yapılabilir. Askerlik borçlanmasının faydaları nelerdir? İlgili kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, hem sigortalılığın başlangıç tarihi borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür, hem de prim gün sayısı artar. Ancak askerden önce sigortalı olanlar için sadece prim gün sayısında artış getirir. Askerlik borçlanması nasıl hesaplanır? Askerlik borçlanması, sigortalıların veya hak sahiplerinin prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın yüzde 32’si üzerinden hesaplanmaktadır. Hesaplama, borçlanma yapılmak istenildiği dönemde geçerli prime göre esas günlük kazancın alt ve üst sınırlarından yapılmaktadır. Askerlik süresinin sadece bir kısmını borçlanabilir miyim? Emeklilik için her zaman uzun sürelerin borçlanmasına ihtiyaç olmayabilir. Bu nedenle askerlik süresinin tamamı yerine sadece bir kısmını borçlanabilirsiniz. Örneğin yaşlılık aylığı için 60 güne ihtiyacınız varsa askerlik sürenizin iki ayını borçlanmanız yeterli olacaktır. Daha önce askerlik borçlanması yaptım. Yeniden yapabilir miyim? Eğer daha önce askerlik sürenizin tamamı yerine sadece bir kısmını bprçlandıysanız askerlik sürenizin kalanı için de yeniden askerlik borçlanması yapabilirsiniz. Bunun için tekrar başvuru yapmanız gerekmektedir. Askerlik Borçlanması nasıl yapılır? Er veya erbaş olarak silâhaltında veya yedek subay okulunda geçen süreleri sigortalının kendisi borçlanabileceği gibi, ölümü halinde hak sahipleri de borçlanabilmektedir. Buna göre ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Merkezi veya internet ortamından temin edeceğiniz Askerlik Borçlanma Belgesini, bağlı bulunduğunuz askerlik şubesinden tasdik ettirmeniz gerekmektedir. Daha sonra söz konusu belgeyi dosyanızın bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Sosyal Güvenlik Merkezi’ne vermeniz ve hesaplanan tutarı ödemeniz halinde gerekli işlemler yapılacaktır. Borçlanma sonucu çıkan primler ne zaman ödenmeli? Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hesaplanan prim borcunun ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde ödenmesi gerekmektedir. Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise, yeniden başvuru yeterlidir ve herhangi bir cezai şartı yoktur. Primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz. Askerlik borçlanması için ödediğim primleri geri alabilir miyim? Askerlik borçlanmanızın emeklilik tarihinizi etkilemediğini fark ettiyseniz ya da herhangi farklı bir nedenle Sosyal Güvenlik Kurumuna ödediğiniz askerlik borçlanması primlerinizi geri almanız mümkün değildir. Dolayısıyla borçlanma yapmadan önce durumunuzu gözden geçirip iyi bir araştırma yapmanız faydalı olacaktır. Askerlik borçlanması yapılan süre emeklilikte son yedi yılın hesabına katılır mı? Bilindiği üzere bir sigortalı eski adıyla SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı yeni adıyla ise 4/a, 4/b veya 4/c statüsü kapsamlarının ikisinde veya üçünde çalışmışsa, emeklilik aşamasında bu hizmetler birleştirilmektedir. 01.10.2008 tarihinde önce sigortalı olanların söz konusu hizmetlerin birleştirilmesi esnasında, son yedi yılda hangi sosyal güvenlik kuruluşuna fazla prim ödenmişse o kuruluştan, son yedi yılda eşitlik söz konusu ise en son tabi olunan sosyal güvenlik kuruluşundan emekli olunmaktadır. Diğer bir ifade ile eşitlik halinde son 4 yıl prim ödediğiniz statüden emekli olabilirsiniz. Askerlik borçlanmanızı hangi tarihte yaparsanız yapın, ödediğiniz primler askerlik yapılan döneme sayılmaktadır. Örneğin 12.08.2001-18.01.2002 tarihleri arasında askerlik görevini yapan bir kişi 12.05.2010 tarihinde askerlik borçlanma talebinde bulunmuş olsun. Ödenen tutar kişinin bugün için değil 12.08.2001-18.01.2002 tarihleri arasında hizmeti sayılacaktır. Dolayısıyla askerlik borçlanması emeklilikte son yedi yılın hesabına katılmaz. 01.10.2008 tarihinden önce memur olanların askerlik borçlanması nasıldır? 5510 sayılı Kanun’un yürürlülük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden önce memur olanlar askerlik borçlanmalarını 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi olarak yapabileceklerdir. Buna göre memurun göreve giriş, derece, kademe ve ek göstergeleri ile emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait tüm unsurlar dikkate alınmaktadır. Söz konusu unsurların toplamının başvuru tarihinde yürürlükte olan katsayı ile çarpımı sonunda bulunacak tutarlar esas alınarak yine o tarihteki kesenek ve karşılık oranlarına göre bir aylık olarak tespit edilen miktarın borçlandırılacak olan ay sayısı ile çarpımı sonucunda toplam borç miktarı belirlenecektir.

Erken Emeklilik

Erken Emeklilikte sigortalının sigorta pirim gün sayısını doldurmuş ama yaş engeline takılan sigortalılarımız aklımıza gelmekteydi ve en son 10.09.2014 Resmi Gazetede yayınlanan 6552 sayılı kanun ile bu erken emeklilik ortadan kalkmıştır. Ancak 15.09.2014 tarihinde T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in Açıklamasına bakılırsa alınacak maaştan kesinti yapmak suretiyle ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak ikinci bir torba yasa üzerinde çalışma söz konusu olmaktadır.

Emeklilik Yaş ve Gün Hesaplama

Emeklilik için başvuru yapıldığında en kısa süre içinde emeklilik yaş ve gününüz hesaplanıp siz değerli müşterilerimize geri dönüş yapılacaktır. Emeklilikte değişmez 3 Kural vardır. 1. 25 Yıllık Sigortalık Süresi, 2. Yaş, 3. Pirim, Bu üç şartı yerine getiren sigortalı emekli olur.

Asgari İşçilik Danışmanlığı

- İhale ve İnşaat işlerinde asgari işçilik bildirimi, işsizlik belgesi alınması ve asgari işçilik uzlaşma ve İtirazlar süresince danışmanlık hizmetleri verilmektedir. - Bir işin yürütümü için gerekli olan en az sigortalı sayısı, sigorta primine esas kazanç tutarı ve çalışma süresinin tespiti Asgari İşçilik olarak tanımlanmaktadır. - İşverenin işin emsaline, niteliğine, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütümü açısından gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun tespiti halinde, işin yürütümü açısından gerekli olan asgari işçilik tutarı; yapılan işin niteliği, kullanılan teknoloji, işyerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan sigortalı sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurlar dikkate alınarak tespit edilir. Söz konusu tespitler, kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları tarafından saptanacaktır. - Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettiş ve Kontrol Memurları tarafından işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucu Kuruma bildirildiği tespit edilen işçilik tutarlarının uygunluğunun sağlanması ile Kuruma yeterli işçilik bildirilmediği tespit edilen işyeri işverenlerine, tespit edilen fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanacak prim ve gecikme zammı tutarı ile idari para cezalarının uygulanmaktadır. - İhale konusu işler ve özel bina inşaatı işyerleri ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda işverenin Kuruma borcunun bulunmaması kaydıyla ilgili makama verilmek üzere İlişiksizlik Belgesi alınması gerekmektedir. - KD SOSYAL GÜVENLİK ve KURUMSAL DANIŞMANLIK A.Ş. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan ilişiksizlik belgesi alınması gereken ihaleli işler ile özel bina inşaatı işyerleri işverenlerine gerek teftiş ve inceleme süresince ve gerekse de uzlaşma süresince gerekli teknik danışmanlık hizmetleri vermektedir. Bu kapsamda KD SOSYAL GÜVENLİK ve KURUMSAL DANIŞMANLIK A.Ş. tarafından verilen hizmetler; 1- İhale konusu işler ve özel bina inşaatı işyerleri için İlişiksizlik Belgesi alınması, 2- Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettiş ve Kontrol Memurları tarafından işyeri kayıtlarının incelenmesi konusunda danışmanlık hizmetleri, 3- Uzlaşma ve İtirazlar süresince danışmanlık hizmetleri verilmesini kapsamaktadır.

İletişim

Bize ulaşabileceğiniz iletişim bilgileri ;

Adres


Bulgurlu Mh. Bağcılar Cad.
Özyener Detay Sitesi No:41
H Blok D:6
Üsküdar / İstanbul / Türkiye
Web: www.kddanismanlik.com
Tel: +90 216 650 73 26
Fax: +90 216 650 73 24
E-posta: kd.info@kddanismanlik.com

Bize Yazın